Kul yâ eyyuhâ-nnâsu kad câekumu-lhakku min rabbikums femeni-htedâ fe-innemâ yehtedî linefsihis vemen dalle fe-innemâ yadillu ‘aleyhâs vemâ enâ ‘aleykum bivekîlin
Meal
De ki: “Ey insanlar! Elbette size Rabbinizden gerçeğin ta kendisi olan Kur’an gelmiş bulunuyor. Artık kim doğru yolu seçerse kendi faydasına seçmiş olur; kim de doğru yoldan saparsa yine kendi zararına sapmış olur. Ben sizin başınızda, yaptıklarınızın sorumluluğunu üzerine almış bir yetkili değilim!”
Kur'an Tefsiri
Rabbimizden gelen gerçek, hidâyet rehberi olan Peygamber Efendimiz ve ona indirilen Kur’ân-ı Kerîm’dir. Bunlara inanan ve gösterdikleri doğru yolda yürüyenler kendi menfaatlerine bunu yapmış olurlar. Bunları kabul etmeyenler, inkâr edip yüz çevirenler de doğru yoldan sapmış olurlar. Bunun vebâli de yine kendilerine aittir. Bu noktada Peygamberin birilerine vekil olmak ve yaptıklarının sorumluluğunu üstlenmek gibi bir vazifesi yoktur. Onun vazifesi vahye tâbi olmak, onu apaçık bir şekilde insanlara tebliğ etmek ve Allah hükmünü verinceye kadar bu uğurda sabretmektir.
اَلْحَك۪يمُ (el-Hâkim), Cenâb-ı Hakk’ın güzel isimlerinden biridir. Bu isim “verdiği hükümle hakla bâtılı, iyiyle kötüyü ayıran ve her nefis için yaptığı hayır ve şerrin cezasını ortaya koyan ya da mükâfat ve ceza vermek sûretiyle mü’minle kâfiri birbirinden ayıran” mânasına gelir. Kulun bu isimden nasibi, Allah’ın hükümlerine teslim olup emrine boyun eğmektir. Zira O’nun hükmüne kendi isteğiyle razı olanlar, hem kendileri razı hem de Allah onlardan razı olarak bir hayat süreceklerdir. Allah Resûlü (s.a.s.)’in hali, bu hususta en güzel örnektir. Çünkü o, Allah’ın hükmüne rızâ gösterip belasına sabrettiği için övgüye değer bir hayat yaşamış ve Yüce Rabbinin lütfuyla neticede zafere ulaşmıştır.
Yûnus sûresinin sonunda hülâsa edilen dinin esasları gelmekte olan Hûd sûresinde örnekleriyle beyân edilecektir:
Muhtasar Tefsir
-Ey Peygamber!- De ki: Ey insanlar! Size, Rabbinizden indirilmiş olan Kur`an gelmiştir. Kim hidayete gelir ve Kur`an`a iman ederse bu yaptığının karşılığı fayda olarak kendisine döner. Çünkü Allah -Subhânehu ve Teâlâ-, kullarının yaptıkları ibadetlere ihtiyaç duymaz. Kim de saparsa, onun sapması da sapan kimsenin kendi aleyhinedir. Kullarının günahları Allah`a hiçbir zarar veremez. Ve de ki ben, amellerinizi koruyacak ve sizi amellerinize göre hesaba çekecek değilim.