Kur'an Sûresiالقرآن الكريم
سُورَةُ الرحمن

Rahmân Sûresi

55. sûreMedenî78 âyetSayfa 530
MushafDinle / MP3Tefsir
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

اَلرَّحْمٰنُۙ ١

Errahmânu

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Rahman olan Allah Kuran'ı öğretti;

Muhtasar Tefsir

عَلَّمَ الْقُرْاٰنَۜ ٢

‘Alleme-lkur-âne

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Rahman olan Allah Kuran'ı öğretti;

Muhtasar Tefsir

خَلَقَ الْاِنْسَانَۙ ٣

Ḣaleka-l-insâne

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

İnsanı yarattı, ona konuşmayı öğretti.

Muhtasar Tefsir

عَلَّمَهُ الْبَيَانَ ٤

‘Allemehu-lbeyâne

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

İnsanı yarattı, ona konuşmayı öğretti.

Muhtasar Tefsir

اَلشَّمْسُ وَالْقَمَرُ بِحُسْبَانٍۖ ٥

Eşşemsu velkameru bihusbânin

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Güneş ve ayın hareketleri bir hesaba göredir.

Muhtasar Tefsir

وَالنَّجْمُ وَالشَّجَرُ يَسْجُدَانِ ٦

Ve-nnecmu ve-şşeceru yescudâni

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Bitkiler ve ağaçlar O'nun buyruğuna boyun eğerler.

Muhtasar Tefsir

وَالسَّمَٓاءَ رَفَعَهَا وَوَضَعَ الْم۪يزَانَۙ ٧

Ve-ssemâe rafe’ahâ ve vada’a-lmîzâne

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

O, göğü yükseltmiştir; tartıyı koymuştur.

Muhtasar Tefsir

اَلَّا تَطْغَوْا فِي الْم۪يزَانِ ٨

Ellâ tatġav fî-lmîzâni

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Artık tartıda tecavüz etmeyin.

Muhtasar Tefsir

وَاَق۪يمُوا الْوَزْنَ بِالْقِسْطِ وَلَا تُخْسِرُوا الْم۪يزَانَ ٩

Ve akîmû-lvezne bilkisti velâ tuḣsirû-lmîzâne

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Tartmayı doğru yapın, tartıyı eksik tutmayın.

Muhtasar Tefsir

وَالْاَرْضَ وَضَعَهَا لِلْاَنَامِۙ ١٠

Vel-arda veda’ahâ lil-enâmi

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Allah, yeri yaratıkları için meydana getirmiştir.

Muhtasar Tefsir

ف۪يهَا فَاكِهَةٌۖ وَالنَّخْلُ ذَاتُ الْاَكْمَامِ ١١

Fîhâ fâkihetun ve-nnaḣlu żâtu-l-ekmâmi

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Orada meyveler, salkımlı hurma ağaçları, kabuklu taneler, güzel kokulu otlar vardır.

Muhtasar Tefsir

وَالْحَبُّ ذُو الْعَصْفِ وَالرَّيْحَانُۚ ١٢

Velhabbu żû-l’asfi ve-rrayhâni

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Orada meyveler, salkımlı hurma ağaçları, kabuklu taneler, güzel kokulu otlar vardır.

Muhtasar Tefsir

فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ١٣

Febi-eyyi âlâ-i rabbikumâ tukeżżibâni

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Ey insanlar ve cinler! Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

Muhtasar Tefsir

خَلَقَ الْاِنْسَانَ مِنْ صَلْصَالٍ كَالْفَخَّارِۙ ١٤

Ḣaleka-l-insâne min salsâlin kelfeḣḣâri

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

O, insanı pişmiş çamur gibi kuru balçıktan yaratmıştır.

Muhtasar Tefsir

وَخَلَقَ الْجَٓانَّ مِنْ مَارِجٍ مِنْ نَارٍۚ ١٥

Ve ḣaleka-lcânne min mâricin min nârin

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Cinleri de yalın bir alevden yaratmıştır.

Muhtasar Tefsir

فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ١٦

Febi-eyyi âlâ-i rabbikumâ tukeżżibâni

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Öyleyken; Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

Muhtasar Tefsir

رَبُّ الْمَشْرِقَيْنِ وَرَبُّ الْمَغْرِبَيْنِۚ ١٧

Rabbu-lmeşrikayni ve rabbu-lmaġribeyni

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

O, iki doğunun Rabbidir, iki batının Rabbidir.

Muhtasar Tefsir

فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ١٨

Febi-eyyi âlâ-i rabbikumâ tukeżżibâni

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

Muhtasar Tefsir

مَرَجَ الْبَحْرَيْنِ يَلْتَقِيَانِۙ ١٩

Merace-lbahrayni yeltekiyâni

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Acı ve tatlı sulu iki denizi birbirine kavuşmamak üzere salıvermiştir.

Muhtasar Tefsir

بَيْنَهُمَا بَرْزَخٌ لَا يَبْغِيَانِۚ ٢٠

Beynehumâ berzeḣun lâ yebġiyâni

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Aralarında bir engel vardır; birbirinin sınırını aşamazlar.

Muhtasar Tefsir

فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ٢١

Febi-eyyi âlâ-i rabbikumâ tukeżżibâni

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

Muhtasar Tefsir

يَخْرُجُ مِنْهُمَا اللُّؤْلُؤُ۬ وَالْمَرْجَانُۚ ٢٢

Yaḣrucu minhumâ-llu/lu-u velmercânu

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Bu iki denizden de inci ve mercan çıkar.

Muhtasar Tefsir

فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ٢٣

Febi-eyyi âlâ-i rabbikumâ tukeżżibâni

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Öyleyken Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

Muhtasar Tefsir

وَلَهُ الْجَوَارِ الْمُنْشَاٰتُ فِي الْبَحْرِ كَالْاَعْلَامِۚ ٢٤

Velehu-lcevâri-lmunşeâtu fî-lbahri kel-a’lâmi

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Denizde yürüyen dağlar gibi gemiler O'nundur.

Muhtasar Tefsir

فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ۟ ٢٥

Febi-eyyi âlâ-i rabbikumâ tukeżżibâni

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Öyleyken Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

Muhtasar Tefsir

كُلُّ مَنْ عَلَيْهَا فَانٍۚ ٢٦

Kullu men ‘aleyhâ fânin

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Yeryüzünde bulunan her şey fanidir.

Muhtasar Tefsir

وَيَبْقٰى وَجْهُ رَبِّكَ ذُو الْجَلَالِ وَالْاِكْرَامِۚ ٢٧

Ve yebkâ vechu rabbike żû-lcelâli vel-ikrâmi

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Ancak, yüce ve cömert olan Rabbinin varlığı bakidir.

Muhtasar Tefsir

فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ٢٨

Febi-eyyi âlâ-i rabbikumâ tukeżżibâni

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Öyleyken Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

Muhtasar Tefsir

يَسْـَٔلُهُ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ كُلَّ يَوْمٍ هُوَ ف۪ي شَأْنٍۚ ٢٩

Yes-eluhu men fî-ssemâvâti vel-ardic kulle yevmin huve fî şe/nin

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Göklerde ve yerde olan kimseler her şeyi O'ndan isterler; O her an kainata tasarruf etmektedir.

Muhtasar Tefsir

فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ٣٠

Febi-eyyi âlâ-i rabbikumâ tukeżżibâni

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

Muhtasar Tefsir

سَنَفْرُغُ لَكُمْ اَيُّهَ الثَّقَلَانِۚ ٣١

Senefruġu lekum eyyuhâ-śśekalâni

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Ey insan ve cin toplulukları! Sizin de hesabınızı ele alacağız.

Muhtasar Tefsir

فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ٣٢

Febi-eyyi âlâ-i rabbikumâ tukeżżibâni

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

Muhtasar Tefsir

يَا مَعْشَرَ الْجِنِّ وَالْاِنْسِ اِنِ اسْتَطَعْتُمْ اَنْ تَنْفُذُوا مِنْ اَقْطَارِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ فَانْفُذُواۜ لَا تَنْفُذُونَ اِلَّا بِسُلْطَانٍۚ ٣٣

Yâ ma’şera-lcinni vel-insi ini-steta’tum en tenfużû min aktâri-ssemâvâti vel-ardi fenfużûc lâ tenfużûne illâ bisultânin

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Ey cin ve insan toplulukları! Göklerin ve yerin çevresini aşıp geçmeye gücünüz yetiyorsa geçin! Ama Allah'ın verdiği bir güç olmaksızın geçemezsiniz ki!

Muhtasar Tefsir

فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ٣٤

Febi-eyyi âlâ-i rabbikumâ tukeżżibâni

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

Muhtasar Tefsir

يُرْسَلُ عَلَيْكُمَا شُوَاظٌ مِنْ نَارٍ وَنُحَاسٌ فَلَا تَنْتَصِرَانِۚ ٣٥

Yurselu ‘aleykumâ şuvâzun min nârin ve nuhâsun felâ tentesirâni

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Ey insanlar ve cinler! Üzerinize dumansız bir alev ve ateşsiz bir duman gönderilir de kurtulamazsınız.

Muhtasar Tefsir

فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ٣٦

Febi-eyyi âlâ-i rabbikumâ tukeżżibâni

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

Muhtasar Tefsir

فَاِذَا انْشَقَّتِ السَّمَٓاءُ فَكَانَتْ وَرْدَةً كَالدِّهَانِۚ ٣٧

Fe-iżâ-nşakkati-ssemâu fekânet verdeten ke-ddihâni

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Gök yarılıp da, gül gibi kızardığı, yağ gibi eridiği zaman haliniz nice olur?

Muhtasar Tefsir

فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ٣٨

Febi-eyyi âlâ-i rabbikumâ tukeżżibâni

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

Muhtasar Tefsir

فَيَوْمَئِذٍ لَا يُسْـَٔلُ عَنْ ذَنْبِه۪ٓ اِنْسٌ وَلَا جَٓانٌّۚ ٣٩

Feyevme-iżin lâ yus-elu ‘an żenbihi insun velâ cânnun

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

O gün ne insana ve ne cine suçu sorulur.

Muhtasar Tefsir

فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ٤٠

Febi-eyyi âlâ-i rabbikumâ tukeżżibâni

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

Muhtasar Tefsir

يُعْرَفُ الْمُجْرِمُونَ بِس۪يمٰيهُمْ فَيُؤْخَذُ بِالنَّوَاص۪ي وَالْاَقْدَامِۚ ٤١

Yu’rafu-lmucrimûne bisîmâhum feyu/ḣażu bi-nnevâsî vel-akdâmi

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Suçlular simalarından tanınırlar da, alın saçlarından ve ayaklarından yakalanırlar.

Muhtasar Tefsir

فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ٤٢

Febi-eyyi âlâ-i rabbikumâ tukeżżibâni

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

Muhtasar Tefsir

هٰذِه۪ جَهَنَّمُ الَّت۪ي يُكَذِّبُ بِهَا الْمُجْرِمُونَۢ ٤٣

Hâżihi cehennemu-lletî yukeżżibu bihâ-lmucrimûne

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

İşte suçluların yalanladıkları cehennem budur.

Muhtasar Tefsir

يَطُوفُونَ بَيْنَهَا وَبَيْنَ حَم۪يمٍ اٰنٍۚ ٤٤

Yatûfûne beynehâ ve beyne hamîmin ânin

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Onlar, cehennem ateşiyle kaynar su arasında dolaşır dururlar.

Muhtasar Tefsir

فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ۟ ٤٥

Febi-eyyi âlâ-i rabbikumâ tukeżżibâni

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

Muhtasar Tefsir

وَلِمَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّه۪ جَنَّتَانِۚ ٤٦

Velimen ḣâfe makâme rabbihi cennetâni

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Rabbine karşı durmaktan korkan kimseye iki cennet vardır.

Muhtasar Tefsir

فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِۙ ٤٧

Febi-eyyi âlâ-i rabbikumâ tukeżżibâni

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

Muhtasar Tefsir

ذَوَاتَٓا اَفْنَانٍۚ ٤٨

Żevâtâ efnânin

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Bu iki cennet türlü ağaçlarla doludur.

Muhtasar Tefsir

فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ٤٩

Febi-eyyi âlâ-i rabbikumâ tukeżżibâni

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

Muhtasar Tefsir

ف۪يهِمَا عَيْنَانِ تَجْرِيَانِۚ ٥٠

Fîhimâ ‘aynâni tecriyâni

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Bu cennetlerden akan iki kaynak vardır.

Muhtasar Tefsir

فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ٥١

Febi-eyyi âlâ-i rabbikumâ tukeżżibâni

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

Muhtasar Tefsir

ف۪يهِمَا مِنْ كُلِّ فَاكِهَةٍ زَوْجَانِۚ ٥٢

Fîhimâ min kulli fâkihetin zevcâni

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Bu cennetlerde türlü meyveden çift çift vardır.

Muhtasar Tefsir

فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ٥٣

Febi-eyyi âlâ-i rabbikumâ tukeżżibâni

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

Muhtasar Tefsir

مُتَّكِـ۪ٔينَ عَلٰى فُرُشٍ بَطَٓائِنُهَا مِنْ اِسْتَبْرَقٍۜ وَجَنَا الْجَنَّتَيْنِ دَانٍۚ ٥٤

Mutteki-îne ‘alâ furuşin betâ-inuhâ min istebrakinc ve cenâ-lcenneteyni dânin

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Orada, örtüleri parlak atlastan yataklara yaslanırlar; iki cennetin meyvelerini de kolayca toplarlar.

Muhtasar Tefsir

فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ٥٥

Febi-eyyi âlâ-i rabbikumâ tukeżżibâni

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

Muhtasar Tefsir

ف۪يهِنَّ قَاصِرَاتُ الطَّرْفِۙ لَمْ يَطْمِثْهُنَّ اِنْسٌ قَبْلَهُمْ وَلَا جَٓانٌّۚ ٥٦

Fîhinne kâsirâtu-ttarfi lem yatmiśhunne insun kablehum velâ cânnun

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Orada, bakışlarını yalnız eşlerine çevirmiş, daha önce ne insan ve ne de cinlerin dokunmuş olduğu eşler vardır.

Muhtasar Tefsir

فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِۚ ٥٧

Febi-eyyi âlâ-i rabbikumâ tukeżżibâni

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

Muhtasar Tefsir

كَاَنَّهُنَّ الْيَاقُوتُ وَالْمَرْجَانُۚ ٥٨

Ke-ennehunne-lyâkûtu velmercânu

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Onlar yakut ve mercan gibidirler.

Muhtasar Tefsir

فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ٥٩

Febi-eyyi âlâ-i rabbikumâ tukeżżibâni

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

Muhtasar Tefsir

هَلْ جَزَٓاءُ الْاِحْسَانِ اِلَّا الْاِحْسَانُۚ ٦٠

Hel cezâu-l-ihsâni illâ-l-ihsânu

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

İyiliğin karşılığı ancak iyilik değil midir?

Muhtasar Tefsir

فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ٦١

Febi-eyyi âlâ-i rabbikumâ tukeżżibâni

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

Muhtasar Tefsir

وَمِنْ دُونِهِمَا جَنَّتَانِۚ ٦٢

Vemin dûnihimâ cennetâni

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Bu iki cennetten başka iki cennet daha vardır.

Muhtasar Tefsir

فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِۙ ٦٣

Febi-eyyi âlâ-i rabbikumâ tukeżżibâni

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

Muhtasar Tefsir

مُدْهَٓامَّتَانِۚ ٦٤

Mudhâmmetâni

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Renkleri koyu yeşildir.

Muhtasar Tefsir

فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِۚ ٦٥

Febi-eyyi âlâ-i rabbikumâ tukeżżibâni

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

Muhtasar Tefsir

ف۪يهِمَا عَيْنَانِ نَضَّاخَتَانِۚ ٦٦

Fîhimâ ‘aynâni naddâḣatâni

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

İkisinde de durmadan fışkıran iki kaynak vardır.

Muhtasar Tefsir

فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِۚ ٦٧

Febi-eyyi âlâ-i rabbikumâ tukeżżibâni

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

Muhtasar Tefsir

ف۪يهِمَا فَاكِهَةٌ وَنَخْلٌ وَرُمَّانٌۚ ٦٨

Fîhimâ fâkihetun ve naḣlun ve rummânun

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

İkisinde de türlü türlü meyveler, hurmalıklar ve nar ağaçları vardır.

Muhtasar Tefsir

فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِۚ ٦٩

Febi-eyyi âlâ-i rabbikumâ tukeżżibâni

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

Muhtasar Tefsir

ف۪يهِنَّ خَيْرَاتٌ حِسَانٌۚ ٧٠

Fîhinne ḣayrâtun hisânun

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Oralarda iyi huylu güzel kadınlar vardır.

Muhtasar Tefsir

فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِۚ ٧١

Febi-eyyi âlâ-i rabbikumâ tukeżżibâni

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

Muhtasar Tefsir

حُورٌ مَقْصُورَاتٌ فِي الْخِيَامِۚ ٧٢

Hûrun maksûrâtun fî-lḣiyâmi

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Çadırlar içinde ceylan gözlüler vardır.

Muhtasar Tefsir

فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِۚ ٧٣

Febi-eyyi âlâ-i rabbikumâ tukeżżibâni

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

Muhtasar Tefsir

لَمْ يَطْمِثْهُنَّ اِنْسٌ قَبْلَهُمْ وَلَا جَٓانٌّۚ ٧٤

Lem yatmiśhunne insun kablehum velâ cânnun

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Onlara daha önce insan da, cin de dokunmamıştır.

Muhtasar Tefsir

فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِۚ ٧٥

Febi-eyyi âlâ-i rabbikumâ tukeżżibâni

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

Muhtasar Tefsir

مُتَّكِـ۪ٔينَ عَلٰى رَفْرَفٍ خُضْرٍ وَعَبْقَرِيٍّ حِسَانٍۚ ٧٦

Mutteki-îne ‘alâ rafrafin ḣudrin ve’abkariyyin hisânin

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Cennetlikler orada yeşil yastıklara ve harikulade işlemeli döşeklere yaslanırlar.

Muhtasar Tefsir

فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ٧٧

Febi-eyyi âlâ-i rabbikumâ tukeżżibâni

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

Muhtasar Tefsir

تَبَارَكَ اسْمُ رَبِّكَ ذِي الْجَلَالِ وَالْاِكْرَامِ ٧٨

Tebârake-smu rabbike żî-lcelâli vel-ikrâmi

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Büyük ve pek cömert olan Rabbinin adı ne yücedir!

Muhtasar Tefsir

Rahmân Sûresi hakkında

Âyet
78
İniş yeri
Medine
İniş sırası
97.
Kelime
351
Harf
1.657
Cüz
27.
Sayfa
530
Rahman suresi kaç ayettir?

Rahmân Sûresi 78 âyettir.

Rahman suresi Mekki mi Medeni mi?

Rahmân Sûresi Medine'de indirilmiş Medenî bir sûredir.

Rahman suresi Kur'an'ın kaçıncı suresidir?

Rahmân Sûresi, mushaf sıralamasında 55. sûredir; iniş sırasına göre 97. sûredir.

Rahman suresi hangi cüzde ve kaçıncı sayfada?

Rahmân Sûresi 27. cüzde, mushafın 530. sayfasında başlar.

Surah Ar-Rahman in English · Rəhman surəsi · Rahmon surasi

Meal & Görünüm

Arapça yazı

Gösterilecek mealler

Türkçe
Okunuş
Azərbaycanca
Қазақша
Oʻzbekcha
Тоҷикӣ
English

Ek bölümler

Okuma