Kur'an Sûresiالقرآن الكريم
سُورَةُ النبأ

Nebe' Sûresi

78. sûreMekkî40 âyetSayfa 581
MushafDinle / MP3Tefsir
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

عَمَّ يَتَسَٓاءَلُونَۚ ١

‘Amme yetesâelûne

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Neyi soruşturuyorlar?

Muhtasar Tefsir

عَنِ النَّبَاِ الْعَظ۪يمِۙ ٢

‘Ani-nnebe-i-l’azîmi

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Üzerinde anlaşmazlığa düştükleri, büyük bir olay olan tekrar dirilme haberini mi?

Muhtasar Tefsir

اَلَّذ۪ي هُمْ ف۪يهِ مُخْتَلِفُونَۜ ٣

Elleżî hum fîhi muḣtelifûne

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Üzerinde anlaşmazlığa düştükleri, büyük bir olay olan tekrar dirilme haberini mi?

Muhtasar Tefsir

كَلَّا سَيَعْلَمُونَۙ ٤

Kellâ seya’lemûne

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Hayır; şüphesiz görüp bileceklerdir.

Muhtasar Tefsir

ثُمَّ كَلَّا سَيَعْلَمُونَ ٥

Śumme kellâ seya’lemûne

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Yine hayır; elbette görüp bileceklerdir.

Muhtasar Tefsir

اَلَمْ نَجْعَلِ الْاَرْضَ مِهَادًاۙ ٦

Elem nec’ali-l-arda mihâdân

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Biz yeryüzünü bir beşik, dağları da onun için birer direk kılmadık mı?

Muhtasar Tefsir

وَالْجِبَالَ اَوْتَادًاۖ ٧

Velcibâle evtâdân

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Biz yeryüzünü bir beşik, dağları da onun için birer direk kılmadık mı?

Muhtasar Tefsir

وَخَلَقْنَاكُمْ اَزْوَاجًاۙ ٨

Ve ḣalaknâkum ezvâcân

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Sizi çift çift yarattık;

Muhtasar Tefsir

وَجَعَلْنَا نَوْمَكُمْ سُبَاتًاۙ ٩

Ve ce’alnâ nevmekum subâtân

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Uykunuzu dinlenme vakti kıldık;

Muhtasar Tefsir

وَجَعَلْنَا الَّيْلَ لِبَاسًاۙ ١٠

Ve ce’alnâ-lleyle libâsân

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Geceyi bir örtü yaptık;

Muhtasar Tefsir

وَجَعَلْنَا النَّهَارَ مَعَاشًاۖ ١١

Ve ce’alnâ-nnehâra me’âşân

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Gündüzü geçimi sağlama vakti kıldık;

Muhtasar Tefsir

وَبَنَيْنَا فَوْقَكُمْ سَبْعًا شِدَادًاۙ ١٢

Ve beneynâ fevkakum seb’an şidâdân

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Üstünüze yedi kat sağlam gök bina ettik;

Muhtasar Tefsir

وَجَعَلْنَا سِرَاجًا وَهَّاجًاۖ ١٣

Ve ce’alnâ sirâcen vehhâcân

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Parlak ışık veren güneşi varettik;

Muhtasar Tefsir

وَاَنْزَلْنَا مِنَ الْمُعْصِرَاتِ مَٓاءً ثَجَّاجًاۙ ١٤

Ve enzelnâ mine-lmu’sirâti mâen śeccâcân

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Taneler, bitkiler, ağaçları sarmaş dolaş bahçeler yetiştirmek için, yoğunlaşmış bulutlardan bol yağmur yağdırdık.

Muhtasar Tefsir

لِنُخْرِجَ بِه۪ حَبًّا وَنَبَاتًاۙ ١٥

Linuḣrice bihi habben ve nebâtân

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Taneler, bitkiler, ağaçları sarmaş dolaş bahçeler yetiştirmek için, yoğunlaşmış bulutlardan bol yağmur yağdırdık.

Muhtasar Tefsir

وَجَنَّاتٍ اَلْفَافًاۜ ١٦

Ve cennâtin elfâfân

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Taneler, bitkiler, ağaçları sarmaş dolaş bahçeler yetiştirmek için, yoğunlaşmış bulutlardan bol yağmur yağdırdık.

Muhtasar Tefsir

اِنَّ يَوْمَ الْفَصْلِ كَانَ م۪يقَاتًاۙ ١٧

İnne yevme-lfasli kâne mîkâtân

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Doğrusu, hüküm gününün vakti elbette tesbit edilmiştir.

Muhtasar Tefsir

يَوْمَ يُنْفَخُ فِي الصُّورِ فَتَأْتُونَ اَفْوَاجًاۙ ١٨

Yevme yunfeḣu fî-ssûri fete/tûne efvâcân

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Sura üfürüldüğü gün hepiniz bölük bölük gelirsiniz.

Muhtasar Tefsir

وَفُتِحَتِ السَّمَٓاءُ فَكَانَتْ اَبْوَابًاۙ ١٩

Vefutihati-ssemâu fekânet ebvâbân

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Gökler kapı kapı açılacaktır.

Muhtasar Tefsir

وَسُيِّرَتِ الْجِبَالُ فَكَانَتْ سَرَابًاۜ ٢٠

Ve suyyirati-lcibâlu fekânet serâbân

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Dağlar yürütülüp serap olacaktır.

Muhtasar Tefsir

اِنَّ جَهَنَّمَ كَانَتْ مِرْصَادًاۙ ٢١

İnne cehenneme kânet mirsâdân

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Cehennem, yalnız azgınları bekleyen yerdir. Dönecekleri yer orasıdır.

Muhtasar Tefsir

لِلطَّاغ۪ينَ مَاٰبًاۙ ٢٢

Littâġîne meâbân

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Cehennem, yalnız azgınları bekleyen yerdir. Dönecekleri yer orasıdır.

Muhtasar Tefsir

لَابِث۪ينَ ف۪يهَٓا اَحْقَابًاۚ ٢٣

Lâbiśîne fîhâ ahkâbân

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Orada çağlar boyunca (nice devirler) kalacaklardır.

Muhtasar Tefsir

لَا يَذُوقُونَ ف۪يهَا بَرْدًا وَلَا شَرَابًاۙ ٢٤

Lâ yeżûkûne fîhâ berden velâ şerâbân

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Orada ne serinlik ne de içilecek bir şey tatmazlar; sadece kaynar su ve irin....

Muhtasar Tefsir

اِلَّا حَم۪يمًا وَغَسَّاقًاۙ ٢٥

İllâ hamîmen ve ġassâkân

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Orada ne serinlik ne de içilecek bir şey tatmazlar; sadece kaynar su ve irin....

Muhtasar Tefsir

جَزَٓاءً وِفَاقًا ٢٦

Cezâen vifâkân

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Orada ne serinlik ne de içilecek bir şey tatmazlar; sadece kaynar su ve irin....

Muhtasar Tefsir

اِنَّهُمْ كَانُوا لَا يَرْجُونَ حِسَابًاۙ ٢٧

İnnehum kânû lâ yercûne hisâbân

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Çünkü onlar, hesaba çekileceklerini sanmazlardı.

Muhtasar Tefsir

وَكَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا كِذَّابًاۜ ٢٨

Ve keżżebû bi-âyâtinâ kiżżâbân

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Ayetlerimizi hep yalan sayıp dururlardı.

Muhtasar Tefsir

وَكُلَّ شَيْءٍ اَحْصَيْنَاهُ كِتَابًا ٢٩

Ve kulle şey-in ahsaynâhu kitâbân

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Biz de herşeyi yazıp saymışızdır.

Muhtasar Tefsir

فَذُوقُوا فَلَنْ نَز۪يدَكُمْ اِلَّا عَذَابًا۟ ٣٠

Feżûkû felen nezîdekum illâ ‘ażâbân

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Şöyle deriz: "Artık tadınız, bundan böyle size azabdan başka bir şey artırmayız."

Muhtasar Tefsir

اِنَّ لِلْمُتَّق۪ينَ مَفَازًاۙ ٣١

İnne lilmuttekîne mefâzân

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Doğrusu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara kurtuluş, bahçeler, bağlar, yaşıtlar ve dolu kadehler vardır.

Muhtasar Tefsir

حَدَٓائِقَ وَاَعْنَابًاۙ ٣٢

Hadâ-ika ve a’nâbân

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Doğrusu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara kurtuluş, bahçeler, bağlar, yaşıtlar ve dolu kadehler vardır.

Muhtasar Tefsir

وَكَوَاعِبَ اَتْرَابًاۙ ٣٣

Ve kevâ’ibe etrâbân

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Doğrusu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara kurtuluş, bahçeler, bağlar, yaşıtlar ve dolu kadehler vardır.

Muhtasar Tefsir

وَكَأْسًا دِهَاقًاۜ ٣٤

Ve ke/sen dihâkân

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Doğrusu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara kurtuluş, bahçeler, bağlar, yaşıtlar ve dolu kadehler vardır.

Muhtasar Tefsir

لَا يَسْمَعُونَ ف۪يهَا لَغْوًا وَلَا كِذَّابًاۚ ٣٥

Lâ yesme’ûne fîhâ laġven velâ kiżżâbân

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Orada boş ve yalan söz işitmezler.

Muhtasar Tefsir

جَزَٓاءً مِنْ رَبِّكَ عَطَٓاءً حِسَابًاۙ ٣٦

Cezâen min rabbike ‘atâen hisâbân

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Bunlar Rabbinin katından, hesabları karşılığı verilenlerdir.

Muhtasar Tefsir

رَبِّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَاۙ الرَّحْمٰنِ لَا يَمْلِكُونَ مِنْهُ خِطَابًاۙ ٣٧

Rabbi-ssemâvâti vel-ardi vemâ beynehumâ-rrahmânis lâ yemlikûne minhu ḣitâbân

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

O, göklerin, yerin ve ikisi arasında olanların Rabbidir. O, önünde kimsenin konuşmayacağı Rahman olan Allah'tır.

Muhtasar Tefsir

يَوْمَ يَقُومُ الرُّوحُ وَالْمَلٰٓئِكَةُ صَفًّاۜ لَا يَتَكَلَّمُونَ اِلَّا مَنْ اَذِنَ لَهُ الرَّحْمٰنُ وَقَالَ صَوَابًا ٣٨

Yevme yekûmu-rrûhu velmelâ-iketu saffâns lâ yetekellemûne illâ men eżine lehu-rrahmânu ve kâle savâbân

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Cebrail ve meleklerin dizi dizi durdukları gün, Rahman olan Allah'ın izni olmadan kimse konuşamayacaktır. Konuştuğu zaman da doğruyu söyleyecektir.

Muhtasar Tefsir

ذٰلِكَ الْيَوْمُ الْحَقُّۚ فَمَنْ شَٓاءَ اتَّخَذَ اِلٰى رَبِّه۪ مَاٰبًا ٣٩

Żâlike-lyevmu-lhakkus femen şâe-tteḣaże ilâ rabbihi meâbân

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

İşte gerçek gün budur. Dileyen kimse, Rabbine götürecek bir yol benimser.

Muhtasar Tefsir

اِنَّٓا اَنْذَرْنَاكُمْ عَذَابًا قَر۪يبًاۚ يَوْمَ يَنْظُرُ الْمَرْءُ مَا قَدَّمَتْ يَدَاهُ وَيَقُولُ الْكَافِرُ يَا لَيْتَن۪ي كُنْتُ تُرَابًا ٤٠

İnnâ enżernâkum ‘ażâben karîben yevme yenzuru-lmer-u mâ kaddemet yedâhu ve yekûlu-lkâfiru yâ leytenî kuntu turâbân

TürkçeDiyanet İşleri Başkanlığı

Sizi, yakın gelecekteki bir azabla uyardık; o gün kişi elleriyle sunduğuna bakar ve inkarcı da: "Keşke toprak olaydım" der.

Muhtasar Tefsir

Nebe' Sûresi hakkında

Âyet
40
İniş yeri
Mekke
İniş sırası
80.
Kelime
173
Harf
778
Cüz
30.
Sayfa
581
Nebe' suresi kaç ayettir?

Nebe' Sûresi 40 âyettir.

Nebe' suresi Mekki mi Medeni mi?

Nebe' Sûresi Mekke'de indirilmiş Mekkî bir sûredir.

Nebe' suresi Kur'an'ın kaçıncı suresidir?

Nebe' Sûresi, mushaf sıralamasında 78. sûredir; iniş sırasına göre 80. sûredir.

Nebe' suresi hangi cüzde ve kaçıncı sayfada?

Nebe' Sûresi 30. cüzde, mushafın 581. sayfasında başlar.

Surah An-Naba in English · Nəbə surəsi · Nabaʼ surasi

Meal & Görünüm

Arapça yazı

Gösterilecek mealler

Türkçe
Okunuş
Azərbaycanca
Қазақша
Oʻzbekcha
Тоҷикӣ
English

Ek bölümler

Okuma