Kur'an Sûresiالقرآن الكريم
Yûnus Sûresi Tefsiri

Yûnus Sûresi 31. Âyet Tefsiri

Tüm meallerle oku Sûre içinde oku
قُلْ مَنْ يَرْزُقُكُمْ مِنَ السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِ اَمَّنْ يَمْلِكُ السَّمْعَ وَالْاَبْصَارَ وَمَنْ يُخْرِجُ الْحَيَّ مِنَ الْمَيِّتِ وَيُخْرِجُ الْمَيِّتَ مِنَ الْحَيِّ وَمَنْ يُدَبِّرُ الْاَمْرَۜ فَسَيَقُولُونَ اللّٰهُۚ فَقُلْ اَفَلَا تَتَّقُونَ ٣١

Kul men yerzukukum mine-ssemâ-i vel-ardi emmen yemliku-ssem’a vel-ebsâra vemen yuḣricu-lhayye mine-lmeyyiti veyuḣricu-lmeyyite mine-lhayyi vemen yudebbiru-l-emrac feseyekûlûnaAllâhuc fekul efelâ tettekûne

Meal

Onlara şunu sor: “Size gökten ve yerden rızık veren kim? O kulaklara ve gözlere hükmeden kim? Ölüden diriyi ve diriden ölüyü çıkaran kim? Kâinattaki bütün işleri çekip çeviren, bütün varlığı yöneten kim? Hepsi, “Allah!” diye cevap verecektir. “Öyleyse şu gittiğiniz yanlış yolun âkibetinden korkup Allah’a karşı gelmekten sakınmayacak mısınız?” de.

Kur'an Tefsiri

Bu âyet-i kerîmelerin hedefi, müşriklerin yanlış inançlarını reddetmek, onlara karşı delil ortaya koymak, böylece tevhidin hak, şirkin ise bâtıl olduğunu ispat etmektir. Gerçekten müşrikler bile kendilerini gökten ve yerden rızıklandıranın; bir et parçasından ibaret olan kulağa işitme, bir yağ parçasından ibaret olan göze görme özelliği verenin; ölü olan nutfe, toprak, tohum ve yumurta gibi şeylerden insan, bitki ve kuş gibi canlıları çıkaranın; aynı şekilde canlıdan da nutfe, tohum, yumurta gibi cansız varlıkları meydana getirenin; kâinattaki bütün işleri idâre edenin Allah olduğunu biliyorlardı. Bütün bunları kimin yaptığı sorulunca da “Allah” diye cevap veriyorlardı. Buna rağmen yine de bir kısım varlıkları Allah’a ortak koşmaktan ve şirke bulaşmaktan geri durmuyorlardı. Bu durumda olanlara, hakiki tevhide yönelip günahlardan sakınmaları ve Allah’ın azabından korkmaları önerilmektedir. Çünkü, ileri sürülen delillerden de anlaşıldığı üzere, insanların gerçek Rabbi şüphesiz Allah’tır. O’na koşulan ortakların hiçbir rablik ve ilâhlık özelliği yoktur. Dolayısıyla gerçek ilâh olan Allah’a imanın ve sadece O’na ibâdetin terk edilmesinden sonra geriye sapıklıktan başka bir şey kalmaz. Buna rağmen Allah’a kulluğu terk edip şirke sapmak, doğrusu şaşılacak bir durumdur; akl-i selimle bağdaşacak bir şey değildir.

Bakalım, bu tür kimseler hakkında kesinleşen ilâhî hüküm nedir:

Muhtasar Tefsir

-Ey Peygamber!- Allah`a ortak koşan o müşriklere de ki: Üzerinize gökten yağmuru indirmek suretiyle sizi rızıklandıran kimdir? Yeryüzünde her türlü bitkiyi bitirmek suretiyle ve içerisinde barındırdığı madenler ile yerden sizi rızıklandıran kimdir? Nutfeden insanı, yumurtadan kuşları çıkarmasında olduğu gibi ölüden diriyi çıkaran kimdir? Aynı şekilde insandan nutfeyi ve kuşlardan da yumurtayı çıkarmasında olduğu gibi diriden ölüyü çıkaran kimdir? Göklerin, yerin ve bunlarda bulunan mahlukatın işlerini çekip çeviren kimdir? Onlar, bunların hepsini yapan Allah`tır, diye cevap vereceklerdir. Onlara de ki: Bunu bilmez misiniz ve emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınarak Allah`tan sakınmaz mısınız?

Meal & Görünüm

Arapça yazı

Gösterilecek mealler

Türkçe
Okunuş
Azərbaycanca
Қазақша
Oʻzbekcha
Тоҷикӣ
English

Ek bölümler

Okuma