Veyestenbi-ûneke ehakkun huves kul î verabbî innehu lehakkuns vemâ entum bimu’cizîne
Meal
“Sahi, o azap gerçekten doğru mu?” diye senden haber soruyorlar. De ki: “Evet, Rabbime yemin olsun ki o doğrunun ta kendisidir ve siz onun gelmesine asla engel olamayacaksınız.”
Kur'an Tefsiri
Allah’ın azabının hemen gelmesini arzulayan münkirler, gece veya gündüz o azap birden bire geldiğinde, acele istedikleri azabın ne mânaya geldiğini anlayacaklardır. Azap geldikten sonra tevbe edip uslanmaya fırsat kalmayacaktır. Azaba uğrayan o bedbahtlara, tehdit ve alay dolu bir üslupla: “Tadın bakalım ebediyen bitmeyecek şu azabı! Siz sadece vaktiyle kazandığınız günahların cezasını çekiyorsunuz” (Yûnus 10/52) denilecektir.
Bu kadar açık ve uyarıcı beyânlardan sonra müşrikler, kendilerine hitâben söylenen sözleri hâlâ ciddiye almıyor, alayvârî bir şekilde: “Sahi, o azap gerçekten doğru mu?” (Yûnus 10/53) diye soruyorlar. Bu suallerine cevap olarak da, yeminle bunun gerçek ve kaçınılmaz olduğu, kimsenin bunun gelmesine mâni olamayacağı vurgulanıyor. Dünyanın gelip geçici menfaatleri uğruna ebedî hayatlarını berbat edenlerin, ne büyük bir aldanış içinde oldukları da şöyle haber veriliyor:
Muhtasar Tefsir
-Ey Peygamber!- Müşrikler soruyorlar: "Bizim kendisi ile vadolunduğumuz bu azap gerçek mi?" Onlara de ki: "Evet! Muhakkak ki -Allah`a yemin olsun ki- bu, haktır ve sizler bu azaptan kurtulacak değilsiniz!"