Vemâ zannu-lleżîne yefterûne ‘alaAllâhi-lkeżibe yevme-lkiyâmetic innaAllâhe leżû fadlin ‘alâ-nnâsi velâkinne ekśerahum lâ yeşkurûne
Meal
Peki, Allah adına yalan uyduranlar, acaba kıyâmet günü hakkında ne düşünüyorlar? Hiç şüphesiz Allah, insanlara karşı büyük lutuf sahibidir, fakat onların çoğu şükretmezler.
Kur'an Tefsiri
Müşrikler çeşitli hayvanlar ve mahsüller hakkında, “bu haram, bu helâl” diye kendilerine göre hükümler veriyorlar ve bunun Allah’ın emri olduğunu söylüyorlardı. Meselâ:
“Şu hayvanlar ve ekinler haramdır; bunları bizim dilediğimizden başkası yiyemez. Şu hayvanlara binilmesi ve sırtlarına yük vurulması yasaktır” diyorlardı. (En‘âm 6/138)
Yine:
“Şu hayvanların karınlarında bulunanlar erkeklerimize helâl, kadınlarımıza haramdır. Şayet yavru ölü doğarsa erkek kadın herkes ondan yiyebilir.” diyorlardı. (En‘âm 6/139)
Dolayısıyla burada, Allah’ın emir ve yasaklarını hesaba katmaksızın, kendi akıllarıyla bir kısım yasaklar koyan, haram ve helâli belirlemeye çalışan herkes ciddi bir üslupla ikaz edilmektedir. Çünkü herhangi bir şeyin; nimet, rızık veya eşyanın haram veya helâl olduğunu tâyin etme yetkisi, yalnızca onları yaratan Allah’a aittir. Bu hususta O’nun dışında hiçbir yaratığın yetkisi yoktur. Kendiliğinden böyle bir yanlışa cüret etmek, Allah adına yalan konuşmaktan başka bir şey değildir. Allah adına yalan konuşanlar ise, vuku bulacağında şüphe olmayan kıyâmet gününden, orada, hakkında yalan uydurdukları Allah’a verecekleri hesaptan korkmalıdırlar. Şunu unutmamalı ki, bütün rızıklar Allah’ın kullarına olan nihâyetsiz lütfunun birer göstergesidir. Kullara düşen, şahsî arzularına göre onları haram veya helâl diye vasıflandırmak değil, o rızıklardan gereği gibi istifade ederek, bunları cömertçe ihsan eden Allah’a şükretmektir.
O Allah ki bize bizden daha yakındır ve gizli veya açık hiçbir şeyimizi kendisinden gizlememiz mümkün değildir:
Muhtasar Tefsir
Allah`a karşı yalan uyduranların kıyamet günü başlarına gelecek hakkındaki kanaatleri nedir? Yoksa onlar, Allah`ın kendilerini affedeceğini mi zannediyorlar? Bu çok uzaktır. Şüphesiz Allah insanlara karşı, onları cezalandırmakta acele etmemesi ve kendilerine mühlet vermesi ile lütufta bulunmuştur. Fakat onların çoğu Allah`ın nimetlerine karşı nankörlük edip şükretmezler.