Velâ yahzunke kavluhumm inne-l’izzete liAllâhi cemî’âanc huve-ssemî’u-l’alîmu
Meal
Rasûlüm! İnkârcıların ileri geri konuşmaları sakın seni üzmesin. Hiç şüphesiz bütün yücelik, üstünlük ve şeref Allah’ındır. Her şeyi hakkiyle işiten, kemâliyle bilen O’dur.
Kur'an Tefsiri
Kâfirler zenginliklerine, mal ve taraftarlarına güvenerek Allah Resûlü (s.a.s.)’i üzecek sözler söylüyorlar; o muazzez varlığa ezâ ve cefâ ediyorlardı. Yollarına dikenler atıyor, hakaretler ediyor ve ölüm tehditleri yağdırıyorlardı. Cenâb-ı Hak, bu ve benzeri âyetlerde geçen ifadelerle onu teselli ediyor, üzülmemesini istiyordu. Çünkü bütün hâdiselere hükmeden ve yön veren Allah’tır. Bütün izzet, kuvvet, şan ve şeref O’na aittir. Her türlü güç ve kudret, hâkimiyet ve yücelik O’nundur. O, her sözle birlikte onların Sevgili Peygamberi’ni üzen sözlerini de işitmekte; onların da Habibi’nin de durumunu hakkiyle bilmektedir. O’nun, peygamberlerine yardım edeceğine ve onları mutlaka gâlip getireceğine dâir sözü vardır. (bk. Mü’min 40/51; Mücâdile 58/21) O halde Peygamber (s.a.s.)’e ve ona tabi olanlara gereken, din düşmanlarının ileri geri konuşmalarıyla meşgul olmayı bırakıp, vazifelerini tam olarak yapmaya çalışmak, sonsuz kuvvet sahibi Rablerine güvenip dayanarak O’nun hükmünün gerçekleşmesini beklemektir. Zira O’ndan başka güvenilip dayanılacak başka hiçbir ilâh yoktur. Bilakis:
Muhtasar Tefsir
-Ey Peygamber!- Senin dinini kötüleyen ve ayıplayan bu kimselerden dolayı üzülme! Üstün gelmek ve yenmek bunların hepsi şüphesiz Allah`ındır. Hiçbir şey Allah Teâlâ`yı aciz bırakamaz. O, onların sözlerini hakkıyla işitmekte ve yaptıklarını hakkıyla bilmektedir. Buna göre onlara karşılığını verecektir.