Vecâveznâ bibenî isrâ-île-lbahra feetbe’ahum fir’avnu vecunûduhu baġyen ve’advâens hattâ iżâ edrakehu-lġaraku kâle âmentu ennehu lâ ilâhe illâ-lleżî âmenet bihi benû isrâ-île ve enâ mine-lmuslimîne
Meal
İsrâiloğulları’nı denizden karşıya geçirdik; Firavun ve askerleri de zulmetmek ve saldırmak için hemen onların peşine düştü. Nihâyet tam boğulacağı sırada Firavun: “İsrâiloğulları’nın inandığından başka ilâh bulunmadığına kesinlikle inandım; artık ben de müslümanlardanım” dedi.
Kur'an Tefsiri
Hz. Mûsâ İsrâiloğullarını, Firavun’un haberi olmayacak bir yolla Mısır’dan çıkardı. Bunu haber alan Firavun da peşlerine düştü ve onlara yetişti. Bu sırada bir mûcize gerçekleşti: Allah’ın emriyle Hz. Mûsâ asâsını denize vurunca deniz yarıldı, sular arasında kupkuru yol oluştu, İsrâiloğulları denizin karşı tarafına geçmeyi başardılar. Firavun ve ordusu da peşlerinden aynı yoldan denize daldı. Ordu bütünüyle denize girdiği sırada olan oldu, hepsi boğulup gittiler. (bk. A‘râf 7/136; Şuarâ 26/60-66) Yine bu sırada pek câlib-i dikkat bir hâdise vuku buldu: Artık kesin olarak boğulacağını anlayan Firavun, bir ömür boyu inkâra dalmış hatta en büyük rab olduğunu iddia etmişken, Allah’a inandığını ve müslümanlardan olduğunu söyledi. Kendisine “Yaa! Şimdi mi aklın başına geldi? Oysa sen, daha önce Allah’a karşı gelen ve işi gücü bozgunculuk olan biriydin” (Yûnus 10/91) denilerek karşılık verildi. Bu ifadeden İslâm âlimlerinin çoğu, onun imanının ilâhî dergâhta kabul görmediği şeklinde anlaşılmıştır.
Gerçekleşen bir başka mucize de şudur:
Muhtasar Tefsir
Yarılmasından sonra İsrailoğulları`na denizden geçişi kolaylaştırdık. Böylece onlar denizden geçmişlerdi. Firavun ve ordusu ise zulüm ve taşkınlıkla onlara yetişmiş fakat deniz onu sıkıştırıp da boğulacağı zaman kurtulmaktan ümidini kesmişti. Ve şöyle demişti: "İsrailoğulları`nın iman ettiği hak mabuttan başka ilah olmadığına iman ettim. Ben de itaatle O`na boyun eğenlerdenim."