Vekîle yâ ardu-ble’î mâeki veyâ semâu akli’î veġîda-lmâu vekudiye-l-emru vestevet ‘alâ-lcûdiyyis vekîle bu’den lilkavmi-zzâlimîne
Meal
Nihâyet Allah’tan: “Ey yer suyunu yut! Ey gök suyunu tut” emri geldi. Sular çekildi, iş bitirildi, gemi Cûdî dağının üzerine oturdu ve “Kahrolsun o zâlimler topluluğu” denildi.
Kur'an Tefsiri
Gemi içindekilerle birlikte tufan bitinceye kadar suyun üzerinde yüzdü. Daha sonra Yüce Allah, yeryüzüne suyunu tutmasını, göğe de suyunu kesmesini emretti. Bunun üzerine sular kesildi, iş olup bitti. Yani Hz. Nûh’un kâfir olan kavmi bütünüyle ve kesin bir şekilde helak edildi. Hz. Nûh’un: “Rabbim! Yeryüzünde dolaşan bir tek kâfir bile bırakma!” (Nûh 71/26) duasına icâbetin bir gereği olarak yeryüzünde yürüyen bir kâfir bile kalmadı. Gemi Cûdî dağı üzerine indi. Bu dağ, yapılan araştırmalara göre Türkiye’de Güneydoğu Anadolu bölgesinde, Türkiye-Irak sınırına 15 km. uzaklıkta Dicle ırmağının kıyısında bulunan Cizre’nin 32 km. kuzeydoğusunda, Şırnak il merkezine 17 km. mesafededir.
Tufanla kâfirlerin hepsi helak oldu olmasına ama aralarında oğlunun da bulunması Hz. Nûh’un ciğerine hançer gibi saplandı. Yüreği yandı. Allah’ın: “Zulmedenler hakkında onların kurtuluşu için bana bir ricada bulunma” (Hûd 11/37) emrini unuttu. Gönlündeki yangın diline vurdu:
Muhtasar Tefsir
Tufanın sona ermesinden sonra Allah Teâlâ yeryüzüne şöyle buyurdu: Ey yeryüzü! Üzerinde bulunan tufanın suyunu iç. Sonra semaya şöyle buyurdu: Ey sema! (Yağmuru) Tut! Yağmur gönderme! Böylece yeryüzü kuruyuncaya kadar su eksildi. Yüce Allah kâfirleri helak etti. Gemi, Cûdî dağı üzerinde durdu ve şöyle denildi: (Allah`ın rahmetinden) Uzaklık, helak ve hüsran, inkâr ile Allah`ın sınırlarını aşan kavim için olsun.``