Kur'an Sûresiالقرآن الكريم
Hûd Sûresi Tefsiri

Hûd Sûresi 54. Âyet Tefsiri

Tüm meallerle oku Sûre içinde oku
اِنْ نَقُولُ اِلَّا اعْتَرٰيكَ بَعْضُ اٰلِهَتِنَا بِسُٓوءٍۜ قَالَ اِنّ۪ٓي اُشْهِدُ اللّٰهَ وَاشْهَدُٓوا اَنّ۪ي بَر۪ٓيءٌ مِمَّا تُشْرِكُونَۙ ٥٤

İn nekûlu illâ-’terâke ba’du âlihetinâ bisû-/ink kâle innî uşhiduAllâhe veşhedû ennî berî-un mimmâ tuşrikûne

Meal

“Ancak şu kadarını söyleyelim ki, tanrılarımızdan biri seni fena halde çarpmış!” Hûd şöyle cevap verdi: “Allah şâhidimdir, siz de şâhit olun ki sizin Allah’a ortak koştuklarınızla hiçbir ilgim yoktur.”

Kur'an Tefsiri

Âd kavmi, Hz. Hûd’un, Allah tarafından gönderildiğini ve anlattığı bilgilerin gerçek olduğunu kesin olarak ispatlayacak apaçık bir delil, bir mûcize getirmediğini ileri sürerek onu yalanladılar. Onun sözüne güvenerek putlarını terk etmeyeceklerini söylediler. Hatta “tanrılarımızdan biri seni fena halde çarpmış” diyerek onunla alay ettiler; onu delilik ve çılgınlıkla suçladılar. Kavminin bu inkâr ve hezeyanına Hz. Hûd, peygambere yakışan bir vakar, cesâret, yüreklilik ve korkusuzlukla cevap verdi. Allah’ı ve kendini delilikle suçlayan kavmini şâhit tutarak Allah’tan başka taptıkları bütün putlardan kesinlikle uzak olduğunu ilan etti. Yalnızca kendisine fenâlık yaptığını iddia ettikleri bazı tanrıları değil, bütün ortakları ve topyekün hepsi toplanarak ona fenâlık yapmak için diledikleri planı yapıp uygulamaları, istedikleri oyunu oynamaları için meydan okudu. Ellerinden geleni geri koymamalarını, ne kötülük biliyorlarsa hemen yapmalarını, bu hususta bir an bile beklememelerini istedi. Ne onlardan ne de tanrı diye taptıkları putlardan asla korkmadığını haykırdı. Dayandığı nokta şuydu: O tevekkül edilecek yegâne varlığa güvenmiş, sırtını Âlemlerin Rabbi Allah’a dayamış ve sığınılacak en emin yere sığınmıştı. O Allah ki, yeryüzünde kımıldayan en küçüğünden en büyüğüne kadar bütün canlıların yaratılması, yaşaması ve yönetilmesi O’nun kudret elindedir. Her şey O’nun mülkiyet ve tasarrufundadır. O’nun izni olmadan bir karınca bile hareket edemez, en küçük bir sinek bile kanadını çırpamaz, milyarlarca ağacın bir yaprağı bile kımıldayamaz. İşte O Allah doğruluğun hâmisi, doğruların yardımcısıdır. O’nun hâkimiyetini icrâsında, her türlü hüküm ve tasarrufunda tuttuğu yol mutlak doğru ve mutlak âdil bir yoldur. Dolayısıyla O’nun rızâsı, hak, doğruluk ve adâlet ölçülerine göre iş yapanlarla beraberdir.

Bu nasihatlerden sonra Hz. Hûd, davetini kabul etmedikleri takdirde Allah Teâlâ’nın onları helak edip yerlerine başka bir kavim getireceğini söylemekle, artık helakin yaklaştığı ikazında bulundu. Fakat mücrim ve isyankâr kavmin asla intibâha gelecek hali yoktu:

Muhtasar Tefsir

"Bizi ilahlara ibadet etmekten nehyetmen sebebiyle biz ancak, bazı ilahlarımızın sana delilik isabet ettirdiğini söyleriz", dediler. Hûd -aleyhisselam- ise onlara şöyle cevap verdi: "Ben, Allah`ı şahit tutuyorum; siz de şahit olun ki ben sizin Allah`tan gayrı ibadet edip kendilerini Allah`a ortak koştuğunuz ilahlarınızdan uzağım. Siz ve bana delilik isabet ettirdiklerini iddia ettiğiniz ilahlarınız bana tuzak kurun. Sonra da bana mühlet de vermeyin.``

Meal & Görünüm

Arapça yazı

Gösterilecek mealler

Türkçe
Okunuş
Azərbaycanca
Қазақша
Oʻzbekcha
Тоҷикӣ
English

Ek bölümler

Okuma