Velemmâ câe emrunâ necceynâ hûden velleżîne âmenû me’ahu birahmetin minnâ venecceynâhum min ‘ażâbin ġalîzin
Meal
Nihâyet helâk emrimiz gelince Hûd’u ve beraberindeki mü’minleri tarafımızdan bir rahmet ile kurtardık; onları çok şiddetli bir azaptan selâmete çıkardık.
Kur'an Tefsiri
Nihâyet Allah’ın azabı geldi. Önce Cenâb-ı Hak yağmurlarını kesti, kuraklık ortalığı kasıp kavurdu. Meşhur İrem bağları yok olup gitti, canlılar susuzluktan telef oldu. Âd kavmi bir gün vâdilerine doğru gelmekte olan büyük kara bir bulut görünce yağmur yağacak diye sevindiler. Halbuki Allah Teâlâ bu bulutla onların üzerine kasıp kavurucu bir kasırga göndermişti. Bu kasırga Âd kavminin yaşadığı bölgede yedi gün sekiz gece uğultulu bir şekilde esip durdu. Sonunda insanları sökülmüş hurma kütükleri gibi helak edip yere serdi. (bk. Ahkâf 45/24-25; Kamer 54/19-20; Hâkka 69/6-7) Böylece Âd kavmi helak edildi; yok olup gitti. Cenâb-ı Hak rahmetiyle muamele ederek Hz. Hûd ve ona iman edenleri bu şiddetli azaptan kurtardı. Âyet-i kerîmede “kurtardık” fiilinin iki kez kullanıldığına bakılacak olursa, bunun birincisinin Âd kavmini helak eden azaptan, diğerinin ise âhiretteki cehennem azabından kurtarmak olduğu anlaşılabilir.
Gelen âyetler Âd kavminin helâk ediliş sebeplerini ve başlarına gelen hazin âkıbeti şöyle hülâsa etmektedir:
Muhtasar Tefsir
Onları helak edeceğimize dair emrimiz gelince Hûd`u ve onunla beraber iman edenleri tarafımızdan kendilerine ulaşan bir rahmet ile kurtardık. Onları, (Hûd`un) kâfir kavmini azaplandırdığımız o şiddetli azaptan kurtardık.