Veutbi’û fî hâżihi-ddunyâ la’neten veyevme-lkiyâmetik elâ inne ‘âden keferû rabbehumk elâ bu’den li’âdin kavmi hûdin
Meal
Onlar bu dünyada da, kıyâmet gününde de lânete uğradılar. Haberiniz olsun ki, Âd kavmi Rablerini tanımayıp inkâr yolunu tuttu. Neticede, Hûd’un kavmi Âd böyle yok olup gitti.
Kur'an Tefsiri
Buna göre;
› Onlar Rablerinin âyetlerini bile bile yalanladılar; O’nun varlığını ve birliğini gösteren, haber veren delilleri ve işaretleri hiçe saydılar.
› Allah’ın peygamberlerine isyan ettiler. Aslında onları peygamberi yalnız Hz. Hûd idi. Bir peygambere isyan etmek bütün peygamberlere isyan sayıldığından âyette رُسُلَهُ (rusüleh) “peygamberler” diye çoğul gelmiştir. Çünkü bütün peygamberlerin tebliğ ettiği dinin temel esasları arasında bir fark yoktur.
› Peygamberin kurtarıcı davetine değil, aksine ona düşmanlık yapan, gerçeği kabule yanaşmayan her inatçı zorbanın emrine tâbi oldular.
Bahsedilen bu günahları sebebiyle de hem dünyada hem de âhirette lânete uğradılar. Allah’ın rahmet, nimet, lutuf ve bereketinden uzak kaldılar.
Yine aradan yıllar geçti. Zamanla inkârcılık yeniden ortaya çıktı. Şimdi, insanlık tarihinin bir başka ibretli sayfası olarak Semûd kıssası dikkatlere sunulmaktadır:
Muhtasar Tefsir
Bu dünya hayatında onlara alçaklık ve Allah`ın rahmetinden uzaklaştırılmak vardır. Kıyamet günü ise Allah`ın rahmetinden uzak olacaklardır. Bu onların, Allah Teâlâ`yı inkâr etmeleri sebebiyledir. Böylece Allah onları her türlü hayırdan uzak edip onları her türlü şerre yakınlaştırmıştır.