Fe’akarûhâ fekâle temette’û fî dârikum śelâśete eyyâmins żâlike va’dun ġayru mekżûbin
Meal
Fakat azgın kavim daha fazla tahammül edemeyerek deveyi hunharca öldürdüler. Bunun üzerine Sâlih şöyle dedi: “Yurdunuzda üç gün daha eyleşip durun, sonra helâk edileceksiniz. İşte bu, yalan çıkması mümkün olmayan kesin bir tehdittir.”
Kur'an Tefsiri
Sâlih (a.s.) kavmine, kendisinin Allah tarafından verilen apaçık bir delille hareket ettiğini, davasının gerçekliğinden asla şüphesi olmadığını, Allah’ın lütfettiği bu rahmeti bırakıp ataların bâtıl yoluna dönmek suretiyle Allah’a karşı geldiği takdirde kendisini Allah’ın gazabından kimsenin kurtaramayacağını söyler. Allah’ın mûcize olarak verdiği deveye dokunmamalarını, aksi takdirde derhal cezaya çarptırılacaklarını tembih eder. Fakat azgın kavim onun sözünü dinlemezler; deveyi ayaklarından keserek, yere devirip öldürürler. Sâlih (a.s.) onlara üç gün sonra kesinlikle helak edileceklerini, bu sözünde asla yalan bulunmadığını haber verir.
Acaba sonunda ne oldu:
Muhtasar Tefsir
Yalanlamada ileri giderek deveyi kestiler. Salih -aleyhisselam- onlara şöyle dedi: Deveyi kestikten sonra (helak edilmeden önce) size verilen süre üç gündür. Sonra da Allah`ın azabı size gelir. Bundan sonra O`nun azabının gelmesi vadedilmiştir, kaçınılmaz ve yalan olmayan doğru bir sözdür.