Vecâet seyyâratun feerselû vâridehum feedlâ delvehus kâle yâ buşrâ hâżâ ġulâmunc veeserrûhu bidâ’atenc vaAllâhu ‘alîmun bimâ ya’melûne
Meal
Derken Mısır’a giden bir kervan çıkageldi; sucularını suya gönderdiler; o da hemen kovasını kuyuya sarkıttı. Kovaya tutunup yukarı çıkmaya çalışan Yûsuf’u görünce: “Hey, müjde! İşte bir oğlan çocuğu!” diye seslendi. Onu bir ticâret malı olarak sakladılar. Oysa Allah, onların ne yaptıklarını da, ne yapacaklarını da çok iyi biliyordu.
Kur'an Tefsiri
Sözün geliminden anlaşılan o ki, Yûsuf’un atıldığı kuyu, kervanların geçtiği güzergâhta, yol üzerinde bulunan bir kuyudur. Oradan geçen bir kâfile, sucularını kuyuya gönderirler. Gelen kişi kuyuda Yûsuf’la karşılaşınca: “Müjde! Burada bir erkek çocuk var” der. Bunlar kimseye söylemeden çocuğu alıp satmaya götürürler. Buluntu olduğundan fazla değer vermedikleri ve bir an önce ellerinden çıkarmak istedikleri Yûsuf’u Mısır’da ucuz bir fiyata satarlar.
Böylece Hz. Yûsuf’un sabır, mihnet ve ibretlerle dolu hayatının Mısır dönemi başlar:
Muhtasar Tefsir
Yoldan geçen bir kervan geldi ve kendileri için su getirecek olan kimseyi (sucularını kuyuya) gönderdiler. O da (gidip) kovasını kuyuya saldı. Yusuf ipe tutundu. Gönderilen adam Yusuf -aleyhisselam-`ı görünce sevinçli bir şekilde: "Müjde! İşte bir oğlan!" dedi. Sucu ve kafileden bazı kimseler Yusuf -aleyhisselam-`ı kafileden gizleyerek, O`nu bir ticaret malı edineceklerini zannettiler. Allah onların Yusuf`a kötü davranma ve satma isteklerini çok iyi bilmektedir. Onların amellerinden hiçbir şey Yüce Allah`a gizli kalmaz.