Kur'an Sûresiالقرآن الكريم
Yûsuf Sûresi Tefsiri

Yûsuf Sûresi 55. Âyet Tefsiri

Tüm meallerle oku Sûre içinde oku
قَالَ اجْعَلْن۪ي عَلٰى خَزَٓائِنِ الْاَرْضِۚ اِنّ۪ي حَف۪يظٌ عَل۪يمٌ ٥٥

Kâle-c’alnî ‘alâ ḣazâ-ini-l-ardis innî hafîzun ‘alîmun

Meal

Yûsuf da: “Beni bu ülkenin hazinelerinden sorumlu yap. Çünkü ben onları iyi muhafaza eder, maliye yönetimini de çok iyi bilirim” teklifinde bulundu.

Kur'an Tefsiri

Hz. Yûsuf, fırsat doğduğu halde zindandan kurtulmak için acele etmemiş, suçsuzluğu kesin olarak ortaya çıkıncaya kadar sabretmişti. Onun bu temkinli ve metanetli hali kralın dikkatini çekti. Yaptığı tahkikat neticesinde Yûsuf’un günahtan uzak, güvenilir, sabırlı, metanetli ve faziletli bir insan olduğu güneş gibi ortaya çıkmıştı. Nezdinde onun değeri daha da büyüdü. Daha önce rüyasını tâbir etmesi üzerine onu sadece görmek için çağırmışken, şimdi onu kendisine yakın özel bir danışman yapmak, devlet idaresinde kendisine mühim bir makam vermek üzere davet etti. Hz. Yûsuf bu kez daveti kabul edip kralın yanına geldi. Kral onunla bazı meseleler üzerine konuştu. Böylece o, hem Yûsuf’u hem de onun konuşmasını görmüş oldu. Hz. Yûsuf’un ne kadar olgun, ileri görüşlü, mümtaz bir şahsiyet olduğu hususunda gıyabında yaptığı tespitler ve edindiği intibalar doğruydu. Hemen ona, bu günden itibaren katında büyük bir mevki sahibi, yetkili, her hususta güvenilir, itimat ve itibar edilir bir kişi olduğunu söyledi.

Kralın bu derece iltifat, itimat ve güvenini kazanan Hz. Yûsuf, devletin idaresinde kendisine olan zaruri ihtiyacı dikkate alarak: “Beni ülkenin hazinelerinden sorumlu yap. Bütün Mısır ülkesinin hazinelerinin idaresini, gelir giderini takip etme vazifesini bana ver. Çünkü ben onları iyi muhafaza eder, hakkı hukuku gözetir, onları hak etmeyenlerin çarçur etmesinden korurum. Maliye idaresini de çok iyi bilirim” dedi. Hz. Yûsuf’un bu davranışından, herhangi bir alanda mütehassıs olan kimsenin, umumun menfaati için, devlet yönetiminden vazife istemesinin yerinde bir hareket olduğu anlaşılır.

Ancak Allah Resûlü (s.a.s.), liyakatli olmayanların idârî bir vazife talep etmelerini muvafık görmediği gibi, liyakatli olsa bile, mecburiyet olmadığı sürece, böyle bir talepte bulunmamayı tavsiye etmektedir. Nitekim kendisinden idârî vazife isteyenlere: “Vallahi biz bu işe ne onu isteyen birini ne de ona hırs gösteren birini tayin ederiz” buyurarak onların isteklerini reddetmiştir. (Buhârî, İcâre 1; Müslim, İmare 15) Yine idârî vazife isteme­mesini tavsiye ettiği bir sahâbîye de: “İstediğin için vazife sana verilirse onunla baş başa kalırsın; istemeden sana verilirse onun uğrunda yardım görürsün!” buyurmuştur. (Buhârî, Eyman 1; Müslim, İmare 13)

İşte Yûsuf (a.s.) ilâhî yardıma nailiyetle uzun yıllar gösterdiği sabır ve sebatın aydınlık neticesine yaklaşıyor: 

Muhtasar Tefsir

Yusuf, hükümdara: "Beni ülkenin hazinelerini ve Mısır arazisinin yiyeceklerini korumakla görevlendir. Şüphesiz ki ben, güvenilir bir koruyucu ve görev yaptığım işte ilim ve basiret sahibiyim." dedi.

Meal & Görünüm

Arapça yazı

Gösterilecek mealler

Türkçe
Okunuş
Azərbaycanca
Қазақша
Oʻzbekcha
Тоҷикӣ
English

Ek bölümler

Okuma