Kâlû e-inneke leente yûsufes kâle enâ yûsufu vehâżâ eḣîs kad mennaAllâhu ‘aleynâs innehu men yetteki veyasbir fe-innaAllâhe lâ yudî’u ecra-lmuhsinîne
Meal
Onlar: “Aman Allahım! Yoksa sen, gerçekten sen Yûsuf musun?” diye şaşırıp kaldılar. O da: “Evet, ben Yûsuf’um, bu da kardeşim. Allah bize lutufta bulundu. Gerçek şu ki, kim Allah’a karşı gelmekten sakınır ve sabrederse, elbette Allah iyilik eden ve yaptığı işi güzel yapanların emeklerini boşa çıkarmaz” dedi.
Kur'an Tefsiri
Yûsuf (a.s.), kardeşlerinin, uğradıkları fakr u zarûret sebebiyle büyük bir tevâzu, kalp kırıklığı ve boyun büküklüğü içinde huzurunda eğilmeleri, ona ihtiyaçlarını arzetmeleri, hatta getirdikleri bedelin değersizliğinden dolayı bir miktar da karşılıksız bağışta bulunmasını istemeleri karşısında daha fazla dayanamadı. Kendine revâ gördükleri tuzakları câhilliklerine atfedip, şu anki durumlarının mânen daha iyi bir seviyede olduğunu ihsâs ettirerek, kendisinin Yûsuf olduğunu söyledi. Beklemedikleri bir durumla karşılaşan kardeşleri, tabii olarak şaşkınlıklarını gizleyemediler. Hayret ve şaşkınlıktan dilleri düğümlenerek: “Ne! Yoksa sen, gerçekten sen Yûsuf musun?” dediler. Yûsuf’a yaptıkları şeyler, âdetâ bir film şeridi gibi gözlerinin önünde canlandı. Çok utandılar, mahcup oldular. Ne diyeceklerini, ne yapacaklarını bilemediler. Nihâyetinde Allah Teâlâ’nın Yûsuf’u seçtiğini, kendilerine gerçekten üstün kıldığını söylediler. Ona karşı gerçekten büyük bir suç işlediklerini itiraf ettiler. Kıskançlığın ve düzenbazlığın, Allah’ın muradının vuku bulmasına; lütfunu ve ihsanını dilediği kullarına eriştirmesine asla mâni olmadığını çok iyi anladılar.
Onların mahcubiyet ve pişmanlık içinde olduklarını gören Yûsuf (a.s.) affın zirve örneklerini tatbik bakımından fazilet üzere fazilet sergilemeye başladı:
Muhtasar Tefsir
Şaşırarak, yoksa sen Yusuf musun? dediler. Yusuf onlara: "Evet ben Yusuf`um" dedi. Bu benim yanımda gördüğünüz ise öz kardeşimdir. Yüce Allah bize içinde bulunduğumuz durumdan kurtulma ve kadrimizi/değerimizi yükseltme lütfunda bulundu. Şüphesiz ki kim emirlerine itaat edip yasaklarından sakınır ve musibetlere sabrederse, yaptığı iş ihsan işlerindendir. Allah Teâlâ ihsan sahibi kullarının ecrini zayi etmez. Bilakis onlar için onu saklar.