Kâlet rusuluhum efiAllâhi şekkun fâtiri-ssemâvâti vel-ardis yed’ûkum liyaġfira lekum min żunûbikum veyu-aḣḣirakum ilâ ecelin musemmâenc kâlû in entum illâ beşerun miślunâ turîdûne en tasuddûnâ ‘ammâ kâne ya’budu âbâunâ fe/tûnâ bisultânin mubînin
Meal
Peygamberleri onlara şöyle dedi: “Hiç gökleri ve yeri yoktan yaratan Allah hakkında şüphe edilir mi? O sizi kendine imana çağırıyor ki, böylece günahlarınızı bağışlasın ve içinde bulunduğunuz helâkinizi gerektiren kötü durumdan sizi kurtarıp, belirli bir vakte kadar size süre tanısın.” Onlar da şu karşılığı verdiler: “Siz de ancak bizim gibi insanlarsınız. Bizi atalarımızın tapa geldikleri şeylerden uzaklaştırmak istiyorsunuz. Öyleyse bize apaçık bir delil getirin!”
Kur'an Tefsiri
Göklerle yerin yoktan yaratılması, onların bir nizam ve âhenk içinde devam etmesi, bunları yaratan ve idâre eden sonsuz ilim, hikmet ve kudret sahibi birinin varlığına apaçık bir delildir. Varlığı ve birliği bu kadar zâhir olan Allah hakkında şüphe etmek nasıl doğru olabilir?
Bir gün İmam-ı Azam (r.h.) mescitte otururken bir grup zındık gelerek onu öldürmek istediler. İmam onlara şöyle dedi:
“–Bir sorum var, ona cevap verin. Ondan sonra isterseniz zulüm kılıcına su verin”. Zındıklar:
“–Mesele nedir?” diye sordular. İmam:
“–Ben, denizin üzerinde yükünü almış giden bir gemi gördüm. Öylece gidiyor, fakat üzerinde ne kaptan ne de gemiciler var” dedi. Zındıklar:
“–Bu imkânsızdır. Çünkü kaptan ve gemiciler olmadan geminin düzgün gitmesi mümkün değildir” dediler. Bunun üzerine İmam:
“–Sübhânallah, cümle felekler ve yıldızlar, ulvî ve süflî âlemin nizamının seyir ve hareketi, bir geminin seyir ve hareketinden daha hayret verici değil midir?” dedi.
Bunun üzerine hepsi sus pus oldular, çoğu da İslâm’la şereflendi. (Bursevî, Rûhu’l-Beyân, IV, 516)
İlâhî buyrukların tebliğiyle görevli peygamberlerin şüphesiz belli yetkileri vardır. Ama bunlar rastgele ve sınırsız değildir:
Muhtasar Tefsir
Resulleri onlara cevap olarak şöyle dediler: Allah`ın birliğinde ve tek başına ibadete layık olmasında şüphe mi var? O, gökleri ve yeri yaratandır, hiçbir benzerleri olmadan o ikisini yoktan var edendir. Geçmiş günahlarınızı silmek ve dünya hayatındaki ecellerinizi tamamlamanız için belirli bir zamana kadar sizleri erteleyerek kendisine iman etmeye çağırıyor. Kavimleri (resullerine) şöyle dediler: Sizler de bizim gibi beşer değil misiniz? Sizin bize bir üstünlüğünüz yoktur. Atalarımızın ibadet ettiklerine ibadet etmekten bizleri alıkoymak mı istiyorsunuz. Öyle ise Allah`ın bize göndermiş olduğu resuller olarak davet ettiğiniz şeylerde doğru söylediğinize delalet eden apaçık deliller getirin.