Vece’alû liAllâhi endâden liyudillû ‘an sebîlihik kul temette’û fe-inne masîrakum ilâ-nnâri
Meal
Çünkü onlar, insanları Allah yolundan saptırmak için O’na denk tuttukları bir takım tanrılar uydurdular. Onlara şöyle de: “Bir müddet yiyip için, eğlenin; nasıl olsa, sonunda varacağınız yer ateştir!”
Kur'an Tefsiri
Bu âyetler, küfür ve şirk önderlerini şiddetli bir şekilde ikaz ve tehdit etmektedir. Çünkü onlar, Allah’ın hak dine davetini bırakıp, inkâr ve şirk yolunu tutmakla Allah’ın nimetine karşı nankörlük etmekte; tevhid inancını kabul etmeyip, toplumlarını da o istikamete yönlendirerek kendileriyle birlikte onları da cehenneme sürüklemektedirler. Allah’a eşler, ortaklar tanımakla hem kendileri şaşmakta, hem de başkalarını Allah’ın yolundan şaşırtmaktadırlar. Bunun en açık misali, Mekke’deki şirk önderlerinin durumudur: Allah Teâlâ onları emin belde olan Harem’ine yerleştirdi; Beytullâh’ın hâdimleri kıldı. Rızık kapılarını onlara açıp genişletti. Onları Hz. Muhammed (s.a.s.) ile, İslâm ile, Kur’an ile şereflendirdi. Bütün bunlara rağmen onlar bu nimetlere nankörlük ettiler. Allah’a ortaklar koşarak hem kendilerinin hem de başkalarının hak yoldan sapmalarına sebep oldular. Bu yüzden dünyada da âhirette de nimetleri ellerinden çekip alınan zelil, makhûr ve perişan kimseler oldular.
Bu âyetlerde şu üç hususa dikkat çekilir:
› Şükür nimetlerin artmasına sebep olduğu gibi nankörlük de nimetlerin tamâmen yok olmasına sebeptir.
› Kötü arkadaş insanı cehenneme sürükleyip o helâk yurduna girmesine yol açar. Bu sebeple ihlâslı, sünnet-i seniyyeye göre yaşayan mü’min kullar, küfür, nifak ve bid‘at ehli olan kimselerle sohbet ve beraberlikten sakınmalıdır.
› Cehennem şerli kimselerin yerleştiği pek fenâ bir karargâhtır. Onun azabının şiddetini, harâretinin derecesini anlatmaya kelimeler yetmez.
Bu sebeple Yüce Rabbimiz “kullarım” hitabıyla mü’minlere şu uyarı da bulunmaktadır:
Muhtasar Tefsir
Müşrikler, Allah`ın yolundan saptıktan sonra kendilerine ittiba edenleri saptırmak için Yüce Allah`a, benzerler ve denkler edindiler. -Ey Resul!- Onlara de ki: İçinde olduğunuz şehvetlerden/arzulardan istifade edin ve bu dünya hayatında şüpheleri yayın. Muhakkak kıyamet gününde döneceğiniz yer ateştir. Sizin ondan başka dönüş yeriniz yoktur.