Ḣaleka-l-insâne min nutfetin fe-iżâ huve ḣasîmun mubînun
Meal
O, insanı küçücük bir nutfeden yarattı. Ama insan, yaratıcısına karşı apaçık bir düşman kesilivermiştir.
Kur'an Tefsiri
Gökler ve yer gerçek bir sebep ve hikmetle, büyük bir nizam içinde yaratılmıştır. Kâinattaki bu nizam, tevhidin doğruluğuna ve şirkin bâtıllığına en büyük şâhittir. Çünkü bunları yaratan nihayetsiz ilim, hikmet ve kudret sahibi Allah’tır. Varlıkların hakkı yaratılmış olmak, Allah’ın hakkı ise yaratıcı. O halde göklerde ve yerde hiçbir varlık Allah yerine konulamaz. Allah’ın sevildiği gibi sevilemez. Allah’tan korkulduğu gibi ondan korkulamaz. Cenâb-ı Hak, bütün şirk unsurlarından ve onun en ince izlerinden bile çok yücedir. Küçültülmüş bir kâinat olan insanı da gözle görülemez küçücük bir nutfeden, atılmış değersiz bir sudan yaratan Allah’tır. Tiksinilecek bir nutfe, hiçbir duygusu ve hareketi olmayan bir nutfe şimdi kendini müdafaa ederek hasımlık yapıyor, çekişiyor. İşte onu o değersiz ve âdi durumdan alıp şimdiki değerli ve mükemmel hâle getiren alîm ve hakîm olan Allah’tır. Buna rağmen insan aslını unutarak, nasıl yaratılıp böyle mükemmel bir varlık haline geldiğini düşünmeden yaratıcısına karşı bile apaçık bir düşman oluvermektedir. O’na ortaklar koşmakta; O’nun irade ve hükmüne karşı akıl ve mantık yürütmekten çekinmemektedir.
İsterseniz bir de size uysal hizmetçiler kılınan hayvanlara bakın:
Muhtasar Tefsir
O, insanı bir damla hakir sudan yarattı. Fakat o, geliştikçe gelişti ve sonunda birde bakmışsın ki o, apaçık olan batılla hakkı yok etmek için aşırı mücadele eden biri olmuş.