Śumme iżâ keşefe-ddurra ‘ankum iżâ ferîkun minkum birabbihim yuşrikûne
Meal
Sonra Allah, sizden o sıkıntıyı giderir gidermez içinizden bazıları hemen Rablerine ortak koşmaya kalkışırlar.
Kur'an Tefsiri
Allah Teâlâ bizi sadece yaratıp kendi halimize bırakmamış, pek çok nimetler vermiştir. Bizde nimet nâmına ne varsa hepsi Allah’tandır. Üstelik bir sıkıntıya uğradığımızda hemen tazarru ve feryat ile yalnızca O’na yalvarır, sıkıntımızı gidermesini isteriz. Aslında bu hal, kalplerimizde yerleşen tevhid inancının bir ispatı ve ciddi bir göstergesidir. Edinilen sahte ilâhlar tarafından baskı altında tutulan tevhid endeksli tabiatımız, sıkıntı zamanlarında elimizde olmadan yüzeye çıkmakta ve gerçek Rabbine yalvarmaktadır. Fakat Allah o sıkıntıyı giderdiği zaman, ne gariptir ki bir kısım insanlar hemen eski hallerine dönüp Yüce Allah’a ortak koşarlar. Bu, O’nun verdiği bunca nimetlere ve yaptığı bunca ihsanlara karşı düpedüz nankörlükten başka bir şey değildir. Bu şekilde nankörlük yapanlar, dünyada bir süre yiyip içip eğlenseler, kısa bir müddet sefa sürseler de, âhirette büyük bir hüsrana uğrayacaklardır.
Şimdi de, tevhid inancından mahrum müşriklerin içine yuvarlandıkları örümcek ağı gibi karmaşık düşünce yapıları ve bir takım yanlış örf, adet ve uygulamaları sözkonusu edilerek bunlardan sakınılması istenmektedir:
Muhtasar Tefsir
Sonrasında duanıza karşılık verip başınıza gelen zarardan sizi kurtarınca, bir de bakarsın içinizden bir grup O`nunla beraber başkasına ibadet ederek Rablerine ortak koşarlar. Bu nasıl bir alçaklıktır!