Kâle lekad ‘alimte mâ enzele hâulâ-i illâ rabbu-ssemâvâti vel-ardi basâ-ira ve-innî leezunnuke yâ fir’avnu meśbûrân
Meal
Mûsâ ise şöyle cevap vermişti: “Sen de çok iyi biliyorsun ki bu mûcizeleri, gözlere ve gönüllere gerçekleri gösterecek birer delil olarak indiren, göklerin ve yerin Rabbinden başkası değildir. Ey Firavun, ben de senin kesinlikle mahvolup gitmiş biri olduğunu görüyorum.”
Kur'an Tefsiri
Burada zikredilen dokuz mûcize A‘râf sûresi 133. ayette daha açık bir şekilde haber verilmişti. Bu mûcizeler şunlardır:
› Büyük bir yılana dönüşen asa,
› Mûsâ’nın güneş gibi parlayan ve beyaz olan sağ eli
› Sihirbazların tümünün sihirlerinin bozulması
› Kıtlık, Tufan, Çekirge, Buğday güvesi, Kurbağa, Kan âfeti.
Peki, bütün bu mucizeleri gören Firavun ve beraberindekilerin sonu ne oldu:
Muhtasar Tefsir
Musa Firavun`a cevap olarak şöyle dedi: -Ey Firavun!- Sen de muhakkak biliyorsun ki, bu ayetleri kudretine ve resulünün sadık olduğuna delil olarak, göklerin ve yerin Rabbinden başkası indirmemiştir. Fakat sen bunları reddedip yalanladın. -Ey Firavun!- Ben de kesinlikle senin helak olup hüsrana uğrayacağını biliyorum.