Vekulnâ min ba’dihi libenî isrâ-île-skunû-l-arda fe-iżâ câe va’du-l-âḣirati ci/nâ bikum lefîfân
Meal
Bunun ardından İsrâiloğulları’na şöyle buyurduk: “Firavun ve ordusunun helâkinden sonra o topraklara siz yerleşin. Zâten âhiret vakti gelince hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz.”
Kur'an Tefsiri
Hz. Mûsâ’ya iman etmeyen, ona düşman olan, hatta İsrâiloğulları’nı Mısır’dan çıkarmaya azmeden Firavun bu dâvasında başarılı olamadığı ve ordusuyla birlikte boğulup gittiği gibi, Resûlullah (s.a.s.)’e iman etmeyen, ona düşman olan, onu ve beraberindekileri Mekke’yi terke zorlayan Mekke’li müşrikler de aynı hazin âkıbete uğrayacak ve helak olacaklardır. Burada, bu âyetlerin inişinden pek yakın zaman sonra gerçekleşen Bedir savaşına ve seneler sonra gerçekleşecek olan Mekke’nin fethine bir işaret sezilmektedir. Dolayısıyla bu âyetler, Peygamberimiz (s.a.s.)’i zaferle müjdelerken, müşrikleri de böyle kötü bir âkıbetle uyarmaktadır. Esasen, gerçeğin ta kendisi olan Kur’an’ın indiriliş ve Peygamberimiz (s.a.s.)’in gönderiliş gayesi de insanları durumlarına göre müjdelemek ya da korkutmaktır:
Muhtasar Tefsir
Firavun ve askerlerini helak ettikten sonra İsrailoğulları`na şöyle dedik: "Şam topraklarında oturun, kıyamet günü geldiği zaman (Mümin, kâfir) hesap için hepinizi bir araya toplayacağım."