Kur'an Sûresiالقرآن الكريم
İsrâ Sûresi Tefsiri

İsrâ Sûresi 26. Âyet Tefsiri

Tüm meallerle oku Sûre içinde oku
وَاٰتِ ذَا الْقُرْبٰى حَقَّهُ وَالْمِسْك۪ينَ وَابْنَ السَّب۪يلِ وَلَا تُبَذِّرْ تَبْذ۪يرًا ٢٦

Veâti żâ-lkurbâ hakkahu velmiskîne vebne-ssebîli velâ tubeżżir tebżîrân

Meal

Akrabaya, yoksula ve yolda kalmış yolcuya hakkını ver; fakat malını israf ederek saçıp savurma.

Kur'an Tefsiri

Rabbimiz, ana-babaya iyiliği emrettikten sonra, yakından uzağa doğru yardım etmemiz lazım gelen kimseleri haber verir. İlk sırada akrabalar yer alır, peşinden de yardıma en çok muhtaç olan fakirler, yoksullar ve yolda kalmış yolcular gelir. Bunların zekât ve sadaka olarak hakları verilmeli, ihtiyaçları karşılanmalıdır. Nitekim Hz. Ali buyurur:

“İki nimet vardır ki, beni hangisinin daha çok sevindirdiğini bilemiyorum:

Birincisi, bir kimsenin, ihtiyâcını karşılayacağımı ümîd ederek bana gelmesi ve bütün samîmiyetiyle benden yardım istemesidir.

İkincisi de, Allah Teâlâ’nın, o kimsenin arzusunu benim vâsıtamla yerine getirmesi yâhut kolaylaştırmasıdır. Bir müslümanın sıkıntısını gidermeyi, dünya dolusu altın ve gümüşe sahip olmaya tercih ederim.” (Ali el-Mütteki, Kenzu’l-ummâl, VI, 598/17049)

Ubeydullah Ahrar Hazretleri, yaptığı hizmetlerden birini şöyle anlatır:

“Semerkant’ta Mevlânâ Kutbuddîn Medresesi’ndeki dört hastanın hizmetini üzerime almıştım. Hastalıkları arttığından, yataklarını kirletirlerdi. Ben onları elimle yıkayıp, çamaşırlarını giydirirdim. Devamlı hizmetlerinde bulunduğum için hastalıkları bana da sirâyet etti ve yatağa düştüm. Fakat o hâlimle bile, testilerle su getirip hastaların altla­rını temizlemeye, elbiselerini yıkamaya devam ettim.” (el-Hadâiku’l-Verdiyye, s. 653)

Ancak bir taraftan tabii ve zaruri olan ihtiyaçlar karşılanırken, diğer taraftan İsrâftan, saçıp savurmaktan sakınılmalıdır. Çünkü İsrâf ve saçıp savurma haram kılınmıştır. Böyle davrananlar Kur’an’ın ifadesiyle “şeytanın kardeşleri” olarak nitelenmişlerdir. Şeytanın kardeşi olmak bir fazilet değil, kötülük ve rezilliğin zirvesidir. Çünkü şeytan, Rabbine karşı son derece nankör olan birisidir. Malı saçıp savurarak ona kardeş olmak, nimetin kıymetini bilmemek bakımından şeytanın nankörlüğüne ortak olmak mânasını taşır.

Gelen âyet-i kerîmelerde malı harcama hususunda bir kısım ölçüler verilmektedir:

Muhtasar Tefsir

-Ey Mümin!- Akrabalık bağı olana, ihtiyaç sahibi fakire ve yolda kalmışa hakkını ver. Malını (Allah`a) isyan edilen bir yolda harcama veya israf ederek gereksiz yere saçıp savurma.

Meal & Görünüm

Arapça yazı

Gösterilecek mealler

Türkçe
Okunuş
Azərbaycanca
Қазақша
Oʻzbekcha
Тоҷикӣ
English

Ek bölümler

Okuma