Ulâ-ike-lleżîne yed’ûne yebteġûne ilâ rabbihimu-lvesîlete eyyuhum akrabu veyercûne rahmetehu veyeḣâfûne ‘ażâbehuc inne ‘ażâbe rabbike kâne mahżûrân
Meal
İlâh diye taptıkları o varlıklar, “Ne yapsam da O’na yakın olabilsem!” diye Rablerine yaklaşmak için vesile ararlar. Allah’ın rahmetini umar, azabından korkarlar. Çünkü Rabbinin azabı, gerçekten sakınılması gereken korkunç bir azaptır.
Kur'an Tefsiri
Şirk sadece Allah’tan başkasına secde etmekten ibaret olmayıp, Allah’tan başkasına yalvarıp onlardan yardım dilemek de şirktir. Nitekim müşrikler taptıkları putları ve heykelleri meleklerin timsâli olarak kabul eder, onların şahsında meleklere taptıklarını söylerlerdi. İşte âyet bu bâtıl inancın ne kadar çürük olduğunu ortaya koymaktadır. Çünkü melekler de dâhil olmak üzere Allah’tan başka hiçbir varlık, Allah’ın yardımı ve yaratması olmaksızın, bırakalım başkalarını, bizzat kendisini bile zarardan koruma imkânına sahip değildir. Onlar kendiliklerinden hiçbir fayda veya zarara malik olmadıkları gibi, üstelik Allah’ın merhametini umar, azabından korkar ve O’na yaklaşmak için vesile ararlar. “Uman”, “korkan” ve “arayan” ise ilâh değil, ancak kul olabilir.
Hikmet ehli bir kişi der ki: “Hüzün insanı yemekten alıkor. Korku günahlara mâni olur. Ümit insanı ibâdetlere dayanıklı kılar. Ölümü tefekkür ise insanı mâlâyâniden el etek çektirir.”
Bize lütfedilen bu insanî duyguları yerli yerince kullanarak gelen âyette yer alan ilâhî tehdidie karşı kendimizi korumaya çalışmalıyız:
Muhtasar Tefsir
Müşriklerin yalvardıkları melekler ve benzerleri, kendilerini Allah`a yakınlaştıran salih amelleri yapmayı talep ederler. Hangisi itaat ile Allah`a daha yakın olur. Bunun için birbirleriyle yarışırlar. Yüce Allah`ın kendilerine merhamet etmesini ümit ederler ve azaplandırmasından korkarlar. -Ey Resul!- Muhakkak ki Rabbinin azabı, sakınılması gereken bir azaptır.