Em emintum en yu’îdekum fîhi târaten uḣrâ feyursile ‘aleykum kâsifen mine-rrîhi feyuġrikakum bimâ kefertum śümme lâ tecidû lekum ‘aleynâ bihi tebî’ân
Meal
Yahut sizi tekrar denize döndürüp de üzerinize her şeyi kırıp geçiren bir fırtına salarak, bunca nankörlük ve küfrünüz sebebiyle sizi boğmayacağından emin mi oldunuz? O zaman bize karşı size arka çıkacak bir kuvvet de bulamazsınız.
Kur'an Tefsiri
Zâhiren kendimizi emniyette hissetsek de etmesek de hiçbir zaman ve mekanda gönlümüzü Rabbimizden koparmamamız gerekir. Çünkü karada olduğumuz zaman deprem veya başka sebeplerle Allah bizi yerin dibine geçirebilir. Veya üzerimize taş yağdıracak bir fırtına gönderebilir. Emir buyurduğunda buna kim mâni olabilir? Yahut bir daha gemiye binip denizde giderken üzerimize her şeyi kırıp geçiren, eğip büken bir kasırga gönderir, gemiyi batırıp bizi oracıkta boğabilir. Buna da engel olabilecek kimse yoktur. O halde tek çıkar yol, Allah’a inanmak, O’na güvenip dayanmak, O’na ihlasla kulluk yapmak ve bir an bile O’na kulluktan ayrılmamaktır. Esasen insan da bu hedefi gerçekleştirmek için şöyle üstün kabiliyet ve özelliklerle donatılmıştır:
Muhtasar Tefsir
Yoksa sizi tekrar denize döndürüp de üzerinize kasırgalar göndermeyeceğinden ve böylece sizi, önceden felaketten kurtarmasından sonra Allah`ın nimetine karşı nankörlük etmeniz sebebiyle sizi suda boğmayacağından emin misiniz? Sonra da bize karşı, sizin öcünüzü alacak bir yardımcı da bulamazsınız.