Ve-iżâ en’amnâ ‘alâ-l-insâni a’rada veneâ bicânibihis ve-iżâ messehu-şşerru kâne yeûsân
Meal
İnsana bir nimet verdiğimiz zaman kibir ve çalım içinde Allah’ı anmaktan yan çizer, hiç umursamaz olur. Başına bir kötülük geldiğine ise derin bir ümitsizliğe düşer.
Kur'an Tefsiri
İşte böyle câhil ve zâlim kimselere Cenâb-ı Hak nimet ihsan ettiğinde, şükredecekleri yerde yüz çevirirler; kendilerine nimet vereni hatırlarından hiç çıkarmamaları lazım gelirken, O’nu zikirden küstahça yan çizerler. Başlarına bir musibet geldiğinde, kendilerine bir zarar, bir kötülük dokunduğunda büyük bir ümitsizlik içine düşerler. Bu, kalbine imanın neşvesi yerleşmeyen ham ruhların portresidir. Gerçek mü’minler böyle değildir. Onlar nimete şükreder, musibete sabreder ve her hallerinde Allah’a tevekkül ederek imanın bahşettiği huzuru doya doya tadarlar.
İki insan şahsiyetinin arasındaki bu farkın dayandığı sebep ve hikmeti bildirmek üzere:
Muhtasar Tefsir
İnsana sağlık ve zenginlik nimeti verdiğimiz zaman kibirlenerek Allah`a şükretmekten, itaat etmekten yüzünü çevirir ve uzaklaşır. Onun başına bir hastalık veya fakirlik veya benzeri durumlar geldiğinde de Allah`ın rahmetinden şiddetli bir şekilde ümitsizliğe düşer.