Vetlu mâ ûhiye ileyke min kitâbi rabbikes lâ mubeddile likelimâtihi velen tecide min dûnihi multehadân
Meal
Rasûlüm! Rabbinin kitabından sana vahyedileni oku. O’nun kelimelerini değiştirebilecek hiçbir kuvvet yoktur. O’ndan başka bir sığınak da bulamazsın!
Kur'an Tefsiri
Bu âyet münkirlerin: “Ya bize bundan başka bir Kur’an getir veya onu değiştir” (Yûnus 10/15) gibi taleplerine cevap olarak inmiştir. Peygamberin ve mü’minlerin vazifesi Kur’ân-ı Kerîm’i, hiçbir ilâve ve eksiltmeye tâbi kılmaksızın olduğu gibi okumak ve tebliğ etmektir. Zaten hiçbir kuvvetin veya hiçbir kimsenin Kur’an’ın kelimelerini, âyetlerini değiştirmeye gücü yetmeyecektir. Çünkü onun koruyucusu Allah Teâlâ’dır. Bu sebeple onun değiştirilmesini talep edenler veya böyle bir şeye cür’et edenler Allah’ın azabından korkmalıdırlar. Azap geldiğinde Allah’tan başka sığınılacak hiç kimseyi bulmanın mümkün olmayacağını bilmelidirler.
İbrâhim Edhem (r.h.) şöyle demiştir: “Bir gün üzerinde «Beni çevir ki sana faydam dokunsun» yazan bir taşa rastladım. Onu çevirdim, üzerinde şöyle yazıyordu: «Sen bildiğinle amel etmiyorsun. Öyleyse bilmediğini nasıl istersin?»”
Şâir der ki:
Eğer cümle âlemin ilmi senin olsa
Amelsiz bir iddiâcı ve yalancı olursun.
İbrâhim Havvas (k.s.) şöyle demiştir: “Kalbin cilâsı ve devâsı beştir:
Mânasını düşünerek Kur’an okumak,
Mideyi boş tutmak,
Gece ibâdetine kalkmak,
Seher vaktinde Allah’a yalvarmak,
Sâlihlerin meclisinde bulunmak.” (Bursevî, Rûhu’l-Beyân, V, 283)
Bunları başarabilmek için nefsi İslâm ahlakıyla terbiye ve tezyin etmeye, özellikle nefsin hoşuna gitmese de Allah’ın razı olacağı zor işlere sabretmeye gerek vardır:
Muhtasar Tefsir
-Ey Resul!- Allah`ın sana Kur`an`dan vahyettiğini oku ve onunla amel et. Onun sözlerini değiştirecek hiç kimse yoktur. Çünkü hepsi doğrudur, hakikattir, hepsi adalettir. Allah -Subhânehu ve Teâlâ-`dan başka sığınacağın bir sığınak, korunacağın bir koruyucu da yoktur.