Ulâ-ike lehum cennâtu ‘adnin tecrî min tahtihimu-l-enhâru yuhallevne fîhâ min esâvira min żehebin veyelbesûne śiyâben ḣudran min sundusin ve-istebrakin mutteki-îne fîhâ ‘alâ-l-erâ-ikic ni’me-śśevâbu vehasunet murtefekân
Meal
İşte onlar için altlarından ırmaklar akan Adn cennetleri vardır. Orada altın bileziklerle süslenirler, ince ve kalın ipekten yeşil elbiseler giyerler, tahtlar üzerine yaslanarak otururlar. Bu nimetler ne güzel mükâfat; o cennet ne güzel bir barınaktır!
Kur'an Tefsiri
İmân edip sâlih ameller işleyenlere gelince Allah Teâlâ onların mükâfatlarını asla zâyi etmeyecek ve onlara sayısız nimetlerle dolu cennetleri ihsan edecektir. Burada o nimetlerden bir kısmına yer verilir:
› Adn cennetleri, yani durulmaya değer bahçeler,
› Alt taraflarından akan ırmaklar,
› Süslenecekleri altın bilezikler. Resûlullah (s.a.s.) şöyle buyurur: “Mü’minin cennette takınacağı süsler, dünyada iken abdest suyunun ulaşacağı yere kadar ulaşacaktır.” (Müslim, Tahâre 40)
› Giyecekleri ince ve kalın ipeklerden dokunmuş yeşil elbiseler,
› Kurulup oturacakları tahtlar, koltuklar.
Kâfirlerin varacağı ateş zindanı çok kötü bir yer iken, mü’minlerin nâil olacağı bu nimetler gerçekten çok güzel bir mükâfat, cennet çok güzel bir kalınacak yerdir!
Örnek olarak verilen şu iki insanın hali, mü’minle kâfirin iç dünyalarının derinliklerini gösteren birer projektör vazifesi görecektir:
Muhtasar Tefsir
İman ederek, salih amelleri işlemekle vasıflanan o kimseler için oturacakları cennetler vardır. O cennetlerde ebedî olarak ikamet edeceklerdir. Saraylarının altından suyu pek tatlı olan cennet nehirleri akar. Onlar cennetlerde, altın bileziklerle süslenir ve ipekten ince ve kalın elbiseler giyerler. Üstleri süslü örtülerle örtülmüş kanepelerin üzerine otururlar. Kazandıkları sevapları ne güzel sevaptır. Makam edinip içinde ikamet ettikleri cennet ne güzeldir.