Vedeḣale cennetehu vehuve zâlimun linefsihi kâle mâ ezunnu en tebîde hâżihi ebedân
Meal
Kapıldığı gurur ve kibir duygusuyla kendisine böylesine yazık eden bu adam bağına girdi. Şöyle diyordu: “Burasının hiçbir zaman çürüyüp yok olacağını sanmıyorum!”
Kur'an Tefsiri
Üçüncü safhada adam, arkadaşına üstünlük tasladıktan sonra gurur ve kibriyle nefsine zulmederek bahçesine giriyor. Nefsine zulmediyor; çünkü kendisine verilen nimetleri, Allah’ın birliğine bir delil ve O’na bir şükür vesilesi kılacakken, O’nun öldükten sonra diriltmeğe gücü yeteceğini inkâr etmeğe ve nimetlere nankörlükte bulunmağa bir sebep sayıyor. Benliğini saran gurur ve içini dolduran bencillikle Allah’ı unutuyor. Allah’ın kendisine verdiği nimete şükretmeyi aklına bile getirmiyor. Bu bahçesi hiçbir zaman harap olmaz sanıyor. Sonra bu zannı onu, kıyametin kopmayacağı inancına götürüyor. Bu noktada da kalmıyor. Farz-ı muhal kıyamet kopsa bile kendisine ayrı bir muamele edileceğini; bu dünyada bağ bahçe, evlad ü iyâl sahibi olduğu gibi orada da daha üstünlerinin kendisine bahşedileceğini zannediyor. Sanıyor ki, bu dünyada geçerli olan değerler, öteki dünyada da geçerli olacak, bu vesileyle saygı ve hürmet görecek ve kendisine özel bir muamele yapılacak. Fakat, ne yazık ki durum hiç de düşündüğü gibi olmayacaktır:
Muhtasar Tefsir
Bu kâfir kişi, Mümin olan kimseyle birlikte bahçesini ona göstermek için kendisine küfür ve beğenmişlik ile zulmederek oraya geldi. Kâfir şöyle dedi: Ben kalıcı olmasını sağlayacak araçlar edindim, görmüş olduğun bu bahçenin yok olacağını zannetmiyorum.