Hunâlike-lvelâyetu liAllâhi-lhakkic huve ḣayrun śevâben ve ḣayrun ‘ukbân
Meal
İşte orada yardım ve dostluk, hakkın tâ kendisi olan Allah’a aittir. En güzel mükâfatı veren de O’dur, en güzel sonucu nasip eden de!
Kur'an Tefsiri
Beşinci ve son safhada, yok yere kendisine meydan okunan mü’minin duasının Allah Teâlâ tarafından kabul edildiği; birinci safhada özellikleri ve güzellikleri anlatılan iki bahçenin ve bunların gururlu sahibinin pek hazin bir akibete uğradığı görülür:
O inkarcı nankör adamın bütün serveti istilaya uğruyor. Bahçeleri; içlerindeki üzüm bağları, hurmalıklar, meyveler, sebzeler ve bütün ürünleri tamamen yok oluyor. Sağlam ve işe yarayacak bir şey kalmıyor. Çardakları hep yere düşüyor, yıkılıp parçalanıyor. Şimdi bu hazîn manzaranın yanı başında perişan bir halde inleyen bahçe sahibi dikkatleri çekmektedir: Kaybolan malına ve yok olan emeğine üzülüyor, yanıyor, hayıflanıyor, ellerini ovuşturuyor. Allah’a şirk koştuğundan ötürü: “N’olaydı, Rabbime hiçbir şeyi ortak kılmayaydım” diyerek pişmanlığını dile getiriyor. Şu anda O’nun birliğini, tek rab ve tek ilah olduğunu kabul ediyor. Allah’a inanıp O’na güvenmenin dışında bir güç aradığı ve onunla izzet bulmağa çalıştığı için pişman oluyor ve iş işten geçtikten sonra Allah’a sığınıyor.
Şâir ne güzel söyler:
“Mâl ü mülke olma mağrûr, deme var mı ben gibi!
Bir muhâlif yel eser, savurur harman gibi…”
Mühim olan böyle bir kötü âkıbete uğramadan uyanabilmektir. İş olup bittikten sonra pişmanlığın faydası yoktur. Dolayısıyla artık bu noktada o bahçe sahibine Allah’tan başka yardım edecek kimse bulunamamış; kendi kendini de Allah’ın azabından kurtaramamıştır.
Bu örnekle, iman edenle etmeyen kimsenin rûhî durumları ortaya konulur. Allah’a imanın insan rûhuna verdiği huzur ve emniyet; imansızlığın da ruhta meydana getirdiği huzursuzluk ve güvensizlik anlatılır. Bir bakıma Mekke’li zengin müşriklerle fakir müslümanların ruh halleri tasvir edilir. Fakir insanlarla beraber oturmaya tenezzül etmeyen o bedbahtların tavırlarını kınayan ve Peygamberimiz (s.a.s.)’e onların isteklerine uymamasını emreden âyetlerden sonra bu zengin, mal sahibi müşrik ile fakir, aile efradı az olan müslümanın misalinin anlatılması çok mânidar olup, müşriklere, âkıbetlerinin, o bahçe sahibi zenginin feci âkıbetine benzeyeceği ikazında bulunmaktadır.
Kâfirlerin taparcasına sevdikleri ve hiç yok olmayacağını sandıkları dünya hayatının misali şöyledir:
Muhtasar Tefsir
İşte bu makamda yardım etmek yalnız Allah`a aittir. O, Allah -Subhânehu ve Teâlâ- Mümin olan veli kullarına sevap verme bakımından çok hayırlıdır. Yüce Allah bu kulları için sevabı kat kat verir ve en güzel akıbeti hazırlar.