Velev ennehum âmenû vettekav lemeśûbetun min ‘indiAllâhi ḣayruns lev kânû ya’lemûne
Meal
Eğer onlar iman edip Allah’a karşı gelmekten sakınsalardı, Allah’ın onlara vereceği sevap elbette daha hayırlı olacaktı. Keşke bunu bilselerdi!
Kur'an Tefsiri
Bütün bunlara rağmen, Ehl-i kitap, Allah’a îman edip günahlardan sakınsalardı, kendileri için daha hayırlı olurdu. Zira rahmeti bol olan Rabbimizin vereceği küçücük bir ecir bile, onların çeşitli entrikalarla insanlardan sağladığı menfaatlerden daha büyük ve daha hayırlıdır.
Bu âyet-i kerîme, Cenâb-ı Hakk’ın rahmetinin genişliğini ve tevbe kapısının dâimâ açık olduğunu göstermektedir. Aynı zamanda, Allah’a îman etmekle birlikte, günahlardan sakınmanın da ne kadar mühim olduğu gözler önüne serilmektedir.
Görüldüğü gibi yahudiler, Allah Resûlü’nün peygamberliğine îman etmemek için bitmez tükenmez bahaneler uydurmuş ve çeşitli yalanlara başvurmuşlardır. Bununla birlikte sihrin her çeşidini tatbik ederek insanları aldatmış, Peygamber Efendimiz’e hürmetle hitap ediyormuş gibi davranıp kendilerince ona hakaret etmeye çalışmışlardır. Binaenaleyh mü’minler, o hasetçilere uymayıp Peygamber Efendimiz (s.a.s.)’e sahip çıkmalı ve kıymetini bilmelidirler. Bunu ifade sadedinde Cenâb-ı Hak şöyle buyurur:
Muhtasar Tefsir
Şayet Yahudiler Allah`a hakkıyla iman etselerdi, itaat ederek ve günahları terk ederek O`ndan korksalardı; Allah`ın onlara vereceği sevap elbette oldukları durumdan (hak ettiklerinden) daha hayırlı olurdu. Keşke kendileri için faydalı olanı bilselerdi.