Velâ tenkihu-lmuşrikâti hattâ yu/minnec veleemetun mu/minetun ḣayrun min muşriketin velev a’cebetkumk velâ tunkihu-lmuşrikîne hattâ yu/minûc vele’abdun mu/minun ḣayrun min muşrikin velev a’cebekum ulâ-ike yed’ûne ilâ-nnâris vaAllâhu yed’û ile-lcenneti velmaġfirati bi-iżnihis veyubeyyinu âyâtihi linnâsi le’allehum yeteżekkerûne
Meal
Müşrik kadınlar iman etmedikçe onlarla evlenmeyin. Şunu bilin ki, müşrik hür bir kadın hoşunuza gitse bile, mü’min bir câriye ondan daha hayırlıdır. Müşrik erkekleri de, iman etmedikleri sürece mü’min kadınlarla evlendirmeyin. Yine bilin ki müşrik bir erkek hoşunuza gitse bile, mü’min bir köle ondan daha hayırlıdır. Çünkü müşrikler, insanı cehenneme çağırırlar. Allah ise, izni ve keremiyle, cennete ve bağışlanmaya çağırır. Allah, insanlar düşünüp ders alsınlar diye âyetlerini böyle açıklar.
Kur'an Tefsiri
Âyetin iniş sebebiyle ilgili şöyle bir olay nakledilir: Resûl-i Ekrem (s.a.s.), Mersed el-Ganevî’yi, müslümanları gizlice oradan çıkarmak üzere Mekke’ye göndermişti. Bu sırada ona, cahiliye döneminde âşık olduğu Anâk isminde bir kadın gelerek: “Benimle baş başa kalmak istemez misin” dedi. Mersed, “İslâm, zinâyı haram kıldı” karşılığını verdi. Kadının, “Peki, öyleyse benimle evlenir misin?” sualine ise Mersed: “Evet, fakat bu hususta Resûlullah’dan izin almam gerekir” şeklinde cevap verdi. Mersed, izin almak üzere Peygamber (s.a.s.)’e gidip durumu izah edince söz konusu âyet-i kerîme nâzil oldu. (Vâhidî, Esbâbu’n-nüzûl, s. 75)
Bu âyet-i kerîme, mü’min erkek ve kadınların, imansızlıkta devam ettikleri müddetçe müşrik erkek ve kadınlarla evlenmelerini kesin olarak yasaklamaktadır. Ancak Mâide sûresindeki “Sizden önce kitap verilmiş olanların hür ve iffetli kadınları size helâldir” (Mâide 5/5) âyetiyle, mü’min erkeklerin, dinî durumları ne olursa olsun Ehl-i kitap kadınlarla evlenmelerine cevaz verilmiştir. Diğer bir ifadeyle Mâide sûresindeki âyet, tefsirini yaptığımız âyetin birinci kısmının hükmünü tahsis etmiştir. İkinci kısmın hükmü ise aynen devam etmektedir. Yani bir mü’min kadının gayri müslim bir erkekle evlenmesi veya evlendirilmesi hiçbir surette caiz değildir.
Müşriklerle evliliğin yasaklanmasının hikmeti, onların kötülüklerinden, özellikle de dinî yönden zararlarından fert, aile ve toplum olarak mü’minleri korumaktır. Çünkü kalpleri şirk ve küfürle dolu olduğu için onlar sözleri, davranışları ve halleriyle insanları dâima cehenneme çağırırlar. Bu sebeple onlarla içli dışlı olmak son derece tehlikeli bir durumdur. Bu tehlike, dünyevî tehlikelerden olmayıp ebedî bir bedbahtlık tehlikesidir. Halbuki Allah Teâlâ, kullarını cennete ve bağışlanmaya, iman edip sâlih ameller işleyerek ebedî saadeti kazanmaya davet etmektedir.
Önceki âyette evlilikten bahsedilince şimdi söz kadınların özel hallerine gelmektedir:
Muhtasar Tefsir
Ey Müminler! Onlar bir tek Allah`a iman edinceye ve İslam dinine girinceye dek Allah`a şirk koşan kadınlarla evlenmeyin. Şüphesiz Allah`a ve resulüne iman etmiş köle bir kadın bile, güzelliği ve malı hoşunuza giden putlara ibadet eden hür bir kadından daha hayırlıdır. Müslüman kadınları da müşrik erkeklerle evlendirmeyin. Allah`a ve resulüne iman etmiş köle bir erkek bile, hoşunuza giden hür müşrik bir erkekten daha hayırlıdır. Şirk koşmakla nitelenen bu kişiler -Erkek ve kadınlar- sözleri ve yaptıklarıyla, insanları cehenneme girmeye çağırıyorlar. Oysa Allah, izni ve lütfuyla cennete girmeye ve günahlarının bağışlanmasına götüren salih amellere çağırıyor. Allah ayetlerini insanlar için böyle açıklıyor ki, böylece işaret ettiği şeylere itibar eder ve onlarla amel ederler.