Ve-iżâ tallektumu-nnisâe febelaġne ecelehunne felâ ta’dulûhunne en yenkihne ezvâcehunne iżâ terâdav beynehum bilma’rûfik żâlike yû’azu bihi men kâne minkum yu/minu biAllâhi velyevmi-l-âḣirik żâlikum ezkâ lekum veatheruk vaAllâhu ya’lemu veentum lâ ta’lemûne
Meal
Kadınları boşadığınız zaman, onlar da bekleme süresini tamamladıklarında ey hâkimler ve veliler, meşrû bir şekilde anlaştıkları takdirde, onların mevcut kocalarıyla veya bir başka erkekle yeniden evlenmelerine engel olmayın. Bu, sizden Allah’a ve âhiret gününe inananlara verilen bir öğüttür. Bu öğütlere uygun davranmak, sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Zira işin gerçeğini Allah bilir, siz bilemezsiniz.
Kur'an Tefsiri
Âyet-i kerîmenin iniş sebebi şöyledir: Ma‘kıl b. Yesâr’ın kız kardeşini, kocası boşadı ve iddetini tamamlayıncaya kadar bekledi. İddeti bittikten sonra onu tekrar nikahlamak üzere müracatta bulundu. Fakat Ma‘kıl bunu kabul etmedi. Bu hâdise üzerine bu âyet indi. (Buhâri, Tefsir 2/40) Tirmizî rivayetinde şöyle bir detay bulunmaktadır: Adam ağabeyi Ma‘kıl’den hanımını isteyince o: “Alçak herif, sana iyilik ettim ve kız kardeşimi seninle evlendirdim. Sen de onu boşadın. Allah’a yemin olsun ki, sonsuza kadar o bir daha sana dönmeyecektir” dedi. Bu âyet inip Ma‘kıl onu işitince: “Rabbimin emrini işittim ve ona itaat ettim” dedi. Sonra adamı çağırıp ona da: “Kardeşimi seninle tekrar evlendiriyorum ve sana ikramda bulunuyorum” dedi. (Tirmizî, Tefsir 2/28)
Âyet-i kerîme, boşanmış kadınların yeniden evlenmesinde bir şekilde söz sahibi olan kocalara ve velilere hitap ederek, onların meşrû çerçeve içinde ve huzurlu bir evlilik hayatı sürmek niyetiyle istedikleri erkeklere varmalarına engel olmamalarını istemektedir. Buna göre kocalar, boşadıkları hanımların sahih bir akitle başka erkeklerle evlenmelerine mani olmamalı, velîler de sorumlulukları altında bulunan boşanmış kadınların, istedikleri takdirde, önceki eşleriyle tekrar evlenmelerini engellememelidirler. Zira böyle bir davranış, o hanımlara bir fayda sağlamayacağı, nefislerinin arınıp ruhlarının temizlenmesine vesile olamayacağı gibi, aksine fert ve toplum hayatında bir kısım ahlâkî problemlere, aile şerefini zedeleyecek davranışlara ve rezâletlere yol açabilir. Böyle tehlikeli durumlara kapı aralamamak için Allah Teâlâ’nın bu hususta koyduğu hükümleri tatbik etmek, tek çıkar yoldur. Bu hükümler, Allah ve âhirete inananlara öğüt veren, doğruyu gösterip yanlıştan sakındıran ilâhî yasalardır. Yine bunlar, insanlık için en feyizli, en bereketli, en temiz olan ve pek ziyâde temizliği sağlayan hükümlerdir. Şöyle ki: Meşrû şartlar altında kadının rızâsı ile istediği erkekle nikahlanmasına engel olmamak, zorluk çıkarmamak ve baskı yapmamak öncelikle ilâhî emre sarılmak olacağından bir hayır ve sevaptır. İkinci olarak, karı ve kocanın iffetli davranabilmeleri açısından son derece temiz ve nezih bir durumdur. Çünkü evlenmelerine mâni olunduğu takdirde şüphe altında kalmalarından korkulur. Özellikle hanımlar ve erkekler arasındaki kalbî alakâların esrârengiz bir boyutu olduğu akıldan çıkarılmamalıdır. Zira bütün işlerin hakikatini, gizli ve açık yönlerini en iyi Allah Teâlâ bilir, fakat biz bilemeyiz.
Şimdi de ister nikahlı ister boşanmış olsun annelerin yavrularını emzirmeleri ve onların nafakaları beyân edilmektedir:
Muhtasar Tefsir
Eğer kadınlarınızı üç kereden az boşarsanız ve bekleme süreleri biterse, -ey veliler!- (onlarla tekrar evlenmeyi) istemeleri ve kocalarıyla bu konuda karşılıklı razı olmaları halinde, yeni bir anlaşma ve nikâhla kocalarına dönmeyi yasaklamayın. Onlara engel olmanın yasaklanmasını içeren bu hüküm, sizlerden Allah`a ve ahiret gününe iman eden kimselere bir hatırlatmadır. Bu durum sizin için daha hayırlı, ırzlarınızı ve amellerinizi pisliklerden arındırmak için daha temizdir. Allah işlerin hakikatini ve sonuçlarını bilir. Sizler ise bunları bilmezsiniz.