Velâ cunâha ‘aleykum fîmâ ‘arradtum bihi min ḣitbeti-nnisâ-i ev eknentum fî enfusikumc ‘alimaAllâhu ennekum seteżkurûnehunne velâkin lâ tuvâ’idûhunne sirran illâ en takûlû kavlen ma’rûfâenc velâ ta’zimû ‘ukdete-nnikâhi hattâ yebluġa-lkitâbu ecelehuc va’lemû ennaAllâhe ya’lemu mâ fî enfusikum fahżerûhuc va’lemû ennaAllâhe ġafûrun halîmun
Meal
Vefat iddeti bekleyen kadınlara evlenme isteğinizi üstü kapalı bir şekilde çıtlatmanızda veya bunu gönlünüzde gizlemenizde size bir günah yoktur. Allah biliyor ki, nikâhlamak üzere siz onları hatırınızdan geçireceksiniz; fakat günah olmayacak bir sözle bunu hissettirmeniz dışında onlarla gizlice sözleşmeyin. Bekleme süresi dolmadan da onları nikâhlamaya kalkışmayın. Şunu iyi bilin ki, evlenme konusunda içinizden geçenleri Allah çok iyi bilmektedir. O halde Allah’a karşı gelmekten sakının. Yine bilin ki Allah, çok bağışlayandır, ceza vermekte hiç acele etmeyendir.
Kur'an Tefsiri
Burada kullanılan اَلتَّعْر۪يضُ (ta‘rîz), bir şeyi üstü kapalı olarak bildirmek, çıtlatmak, hem o mânaya hem de başka mânaya ihtimâli olacak şekilde ifade etmeye çalışmaktır. Vefât iddeti bekleyen kadınlara, “sen çok güzel ve sâliha bir hanımsın”, “senin gibi bir hanıma istek duyuyorum”, “şöyle şöyle vasıflara sahip bir hanıma muhtacım”, “sana arzu duyan niceleri var”, “ben ahlâkı güzel, infakı bol, hanımlarla geçimi güzel biriyim” gibi üstü kapalı sözlerle nikâhlarına tâlip olunduğunu çıtlatmakta bir sakınca yoktur. Bu tür evlenme arzu ve düşüncelerini açığa vurmayıp içimizde saklamamızda da bir günah yoktur. Fakat “ben seninle evlenmek istiyorum”, “ben senin nikâhına tâlibim” gibi açık ifadeler kullanmak caiz değildir.
Belirtilen şekilde meşrû sözler söylemek dışında o kadınlarla gizlice anlaşmak, neticesi gayr-i meşrû ilişkiye varacak şekilde sözleşmek haramdır. Farz olan bekleme süresi dolmadan önce onlarla nikah akdinde bulunmak ve buna azmetmek de haramdır. Allah’ın helâl kıldıklarıyla yetinmeli, sabırsızlık göstererek böyle yasak yollara teşebbüs edilmemelidir. Allah, içimizden geçirdiğimiz düşünce ve niyetlerimizi de en iyi şekilde bilmektedir. Bu inançla, haramlardan uzak durarak Allah’ın azabından sakınmak gerekir. Şayet daha önce bir kısım hatalarımız olduysa, şüphesiz Allah günahları çok bağışlayandır. Günah işliyor, fakat cezasını hemen görmüyorsak, bu da Rabbimizin Halîm olmasından, yâni cezalandırmada acele etmemesindendir. Dolayısıyla buna da aldanmamak ve bir an önce hatalardan dönmek gerekir.
Bundan sonraki iki âyet-i kerîme, boşanma ve mehirle alakalı bazı özel durumları açıklığa kavuşturmaktadır:
Muhtasar Tefsir
Kocası ölmüş yahut dönüşü olmayan bâin bir talak ile boşanmış iddet bekleyen kadınları, "Bekleme süren bittiğinde bana haber ver" gibi sözlerle açıkça evlilik teklifi yapmayarak, evlenmeyi istediğinizi ima etmenizde size bir günah yoktur. İddet süresinin bitmesinin ardından o bekleyen dul kadın ile evlenmek için içinizde gizlediğiniz evlenme arzusundan dolayı size bir günah yoktur. Doğrusu Allah, sizlerin onlara olan aşırı arzunuzdan ötürü zaten bunu söyleyeceğinizi bilmektedir. Sizlerin bunu açıkça söylemeden ima etmenizi mübah kılmıştır. İddet bekledikleri sürede dul kadınlarla gizli bir şekilde evlilik yapmak için anlaşmaktan sakının. Bunu sadece bilinen şekliyle açıkça evlilik teklifi içermeyen ifadelerle yapabililrsiniz. Biliniz ki Allah, sizin için mübah ve haram kıldıkları hakkında içinizden geçirdiğinizi çok bilir. O`ndan sakının ve emirlerine karşı gelmeyin. Şunu da bilin ki; Allah kullarından tövbe edeni bağışlar, Halim`dir, cezalandırmak için acele etmez.