Kur'an Sûresiالقرآن الكريم
Bakara Sûresi Tefsiri

Bakara Sûresi 71. Âyet Tefsiri

Tüm meallerle oku Sûre içinde oku
قَالَ اِنَّهُ يَقُولُ اِنَّهَا بَقَرَةٌ لَا ذَلُولٌ تُث۪يرُ الْاَرْضَ وَلَا تَسْقِي الْحَرْثَۚ مُسَلَّمَةٌ لَا شِيَةَ ف۪يهَاۜ قَالُوا الْـٰٔنَ جِئْتَ بِالْحَقِّۜ فَذَبَحُوهَا وَمَا كَادُوا يَفْعَلُونَ۟ ٧١

Kâle innehu yekûlu innehâ bekaratun lâżelûlun tuśîru-l-arda velâ teski-lharśe musellemetun lâ şiyete fîhâ ckâlu-l-âne ci/te bilhakkic feżebehûhâ vemâ kâdû yef’alûne

Meal

Mûsâ: “Allah onun yer sürmek ve ekin sulamak üzere boyunduruğa vurulmamış, her ayıptan temiz, hiçbir lekesi, alacası olmayan bir inek olmasını istiyor” dedi. Onlar: “İşte şimdi doğruyu anlattın” dediler ve hemen onu bulup kestiler. Fakat az kalsın kendilerine emredilen şeyi yapmayacaklardı.

Kur'an Tefsiri

Mısır’da uzun bir müddet ikamet eden İsrâiloğulları, Hz. Mûsâ’nın zuhuruna kadar geçen zaman içinde, orada yaygın olan hayvanlara ibâdet ve onları kutsal sayma inancının tesirinde kalmışlardır. Nitekim Mısır’dan çıkıp denizi geçtikten sonra, kendilerine ait putlara tapan bir kavme rastladıklarında: “Ey Mûsâ! Bize de onların ilâhları gibi bir ilâh yapıver!” demişlerdi. (bk. A‘râf  7/138) Sonra Hz. Mûsâ’nın Tûr dağında bulunduğu sırada Sâmirî’nin yaptığı altın buzağı heykeline tapmaya başlamışlardı. (bk. A‘râf  7/152; Tâhâ 20/85-96) Zira “inkâr etmeleri yüzünden kalplerindeki buzağı sevgisi iliklerine işlemişti.” (Bakara 2/93) Bu bakımdan onlar henüz ineği mukaddes bir hayvan görüyor ve onun kesilmesinin mümkün olabileceğini düşünemiyorlardı. Aynı gerekçe ile Hz. Mûsâ’nın bir inek kesme teklifine karşı “Sen bizimle alay mı ediyorsun?” (Bakara 2/67) demişlerdi. Bundan itibaren emre hemen imtisal etmeyip, kesilecek sığırın mâhiyeti, yaşı, rengi ve diğer özellikleri hakkında üst üste sualler sormaları da onu kesmek istememelerinden kaynaklanıyordu. Nitekim 71. ayetin sonundaki “fakat az kaldı kendilerine emredilen şeyi yapmayacaklardı” beyânı, onu istemeye istemeye kestiklerini göstermektedir. Bütün bu gerçekler göz önüne alındığında, Allah Teâlâ’nın İsrâiloğullarına, putperest milletlerden öğrendikleri ineği kutsal sayma ve ona tapma inançlarını yıkıp temizlemek için bir inek kesmelerini emrettiği anlaşılmaktadır.

İsrâiloğulları, bu hususta ilâhî emir gelir gelmez ona itaat etseydiler, sıradan herhangi bir ineği kesmekle mesuliyetten kurtulmuş olacaklardı. Fakat sual sordukça teferruatın ve istenen özelliklerin artmasına ve yapılacak işin daha da zor hâle gelmesine sebep olmuşlardır. Bu kıssada, insanların din mevzuunda kendilerine fayda sağlamayacak şekilde fazla soru sormalarının yararlı ve uygun olmadığına, soruların teferruatı arttıracağına ve işleri güçleştire­ceğine de bir işaret bulunmaktadır. Nitekim âyet-i kerîmede:

“Ey iman edenler! Açıklandığı takdirde sizi sıkıntıya sokacak hususlarda soru sormayın” (Mâide 5/101) buyrulmuştur.

Sığırın kesilme talebenin esas hikmetini açıklamak üzere şöyle buyruluyor:

Muhtasar Tefsir

Bunun üzerine Musa onlara: Allah diyor ki; "Bu ineğin özelliği, tarla sürmek veya ekin sulamak için boyunduruk altına alınmamış, kusursuz, sarı renginden başka bir rengi olmayan inektir" dedi. O zaman; "İşte, şimdi tam olarak ineğin ayırt edici özelliğini bildirdin" dediler. Nihayet o ineği kestiler. Tartışma ve inatları sebebiyle az kalsın kesmeyeceklerdi.

Meal & Görünüm

Arapça yazı

Gösterilecek mealler

Türkçe
Okunuş
Azərbaycanca
Қазақша
Oʻzbekcha
Тоҷикӣ
English

Ek bölümler

Okuma