Belâ men kesebe seyyi-eten veehâtat bihi ḣatî-etuhu feulâ-ike as-hâbu annâris hum fîhâ ḣâlidûne
Meal
Hayır! Kim bir günah işler, günahı onu çepeçevre kuşatır da kâfir olarak ölürse, işte onlar ateşe arkadaş olmuş kimselerdir, orada onlar ebedî kalacaklardır.
Kur'an Tefsiri
Cehennemden kurtulup cennete girebilmek, bir kısım hayal ve kuruntuların peşinden sürüklenmekle değil, Allah Teâlâ’nın emirlerini yerine getirmek ve yasaklarından tamâmen kaçınmakla mümkün olabilecektir. Dinin tâlimatlarını dikkate almayıp, günahlara batan ve günahlardaki ısrarı sebebiyle tevbe imkânı bulamayıp küfür üzere ölenler, cehenneme girecek ve orada ebedi kalacaklardır. Zerre kadar imanı olanlar ise, affedilmeyen günahları karşılığında ateşte yansalar da neticede bir kurtuluş kapısı bulacaklardır. Dinin tâlimatlarına uygun yaşayanlar ise cennete girecek ve orada ebedi kalacaklardır. Nitekim bu mevzuya temas eden âyet-i kerîmelerde şöyle buyrulur:
“Gerçek, ne sizin boş temennîleriniz ne de Ehl-i kitabın asılsız kuruntularına bağlıdır. Gerçek şudur ki; kim bir kötülük yaparsa onun cezasını görecek ve Allah’tan başka da ne bir dost ne de bir yardımcı bulamayacaktır. İster erkek ister kadın olsun, kim mü’min olarak sâlih ameller işlerse, işte onlar cennete girecek ve hurma çekirdeğinin küçücük oyuğu kadar bile haksızlığa uğramayacaklardır.” (Nisâ 4/123-124)
Allah Teâlâ’nın İsrâioğulları’ndan aldığı bir diğer söz de şudur:
Muhtasar Tefsir
Durum asla onların zannettiği gibi değildir. Şüphesiz ki Allah, küfür içinde olan ve her taraftan günahlarının kendisini kuşattığı kimselere azap edecektir. Ateşe girmek ve orada kalmak ile onları cezalandıracaktır. Ve orada ebedî kalacaklardır.