Velekad câekum mûsâ bilbeyyinâti śumme-tteḣażtumu-l’icle min ba’dihi veentum zâlimûne
Meal
Andolsun Mûsâ size apaçık mûcizeler getirmişti; fakat o kısa bir süreliğine yanınızdan ayrılır ayrılmaz, tutup buzağıya tapmıştınız. İşte siz o zâlimlersiniz.
Kur'an Tefsiri
İsrâîloğulları, Mûsâ (a.s.)’ın getirdiği çeşitli mûcizelere şâhit olmalarına rağmen bir müddet sonra en ağır günahlara bulaştılar. Hz. Mûsâ Allah Teâlâ ile konuşmak için Tûr dağına çıkınca, hemen altından bir buzağı heykeli yapıp ilâh diye ona tapınmaya başladılar. Cenâb-ı Hak bu konuda şöyle buyurur:
“Tevrat’ı vermek üzere Mûsâ ile kırk gece sözleşmiştik. Siz de o ayrılıp Tûr’a gittikten sonra buzağıyı ilâh edinip zâlim olmuştunuz.” (Bakara 2/51)
Îman etmek böyle mi olur? Bu, îman değil, zulümdür. Yani gerçeğe aykırı davranmak, bir şeyi olması gerektiği şekilde yapmamaktır. Siz, itaat etmeniz gerekirken isyan ettiniz, Allah’a ibâdet etmeniz gerekirken buzağıya taptınız. Hz. Muhammed (s.a.s.)’i herkesten önce siz kabul etmeniz gerekirken, ilk inkâr eden siz oldunuz. Dahası Allah’a verdiğiniz en sağlam sözü fazla zaman geçmeden hemen bozdunuz:
Muhtasar Tefsir
Ant olsun ki resulünüz Musa -aleyhisselam- kendi doğruluğuna işaret eden apaçık mucizeler ile geldi. Musa, Rabbi ile buluşmak için gittikten sonra buzağıyı ibadet edilen bir ilah edindiniz. Siz Allah`a şirk koştuğunuz için zalimlersiniz. O, ibadetin yalnızca kendisine yapılmasını hak edendir.