Men kâne ‘aduvven liAllâhi vemelâ-iketihi verusulihi vecibrîle vemîkâle fe-innaAllâhe ‘aduvvun lilkâfirîne
Meal
Kim Allah’a, meleklerine, peygamberlerine, Cebrâil’e ve Mikâil’e düşmansa, Allah da o kâfirlerin düşmanıdır.
Kur'an Tefsiri
Allah’ın lutfettiği elçilik vazifesini yapan bir meleğe düşmanlık beslemek, hakikatte onun getirdiği vahye, vahyi gönderen Allah’a, peygamberlere, meleklere ve hatta yahudilerin çok sevdiklerini söyledikleri Mîkâil (a.s.)’a düşman olmak demektir. Kim böyle bir düşmanlıkta bulunursa, Allah da o kâfirlere düşman olur. Onlara bir müddet mühlet verse de sonunda şiddetle yakalar ve cezalandırır.
Âyetteki ifadeden anlaşıldığına göre Allah Teâlâ, îman etmeyen insanların şahsına değil, küfürlerine düşmandır. Küfrü bıraktıklarında onlara derhal dost oluverir. (Zemahşerî, el-Keşşâf, I, 83)
Yahudilerin bahaneleri ve mantıksız tavırları bitip tükenmez. Onlardan biri de Resûlullah (s.a.s.)’in hiçbir mûcize getirmediğini iddia etmeleridir. Nitekim âlimlerinden İbn Sûriyâ, Allah Resûlü (s.a.s.)’e:
“–Bize bildiğimiz bir şey getirmedin ve sana apaçık bir mûcize verilmedi ki sana tâbî olalım” demişti. Bunun üzerine Cenâb-ı Hak şöyle buyurdu: (Vâhidî, Esbâbu’n-nüzûl, s. 34)
Muhtasar Tefsir
Her kim Allah`a, meleklerine, resullerine ve Allah`a yakın olan bu iki meleğe, Cebrail ve Mikâil`e düşman olursa; bilsin ki Allah da sizin ve sizin dışınızdaki kâfirlerin düşmanıdır. Allah kimin düşmanı olursa, şüphesiz ki o kimse apaçık hüsranla dönecektir.