Fe-in tevellev fekul âżentukum ‘alâ sevâ-/ins ve-in edrî ekarîbun em ba’îdun mâ tû’adûne
Meal
Her şeye rağmen yine de yüz çevirirlerse onlara de ki: “Ben size bildirilmesi gereken şeyleri eşit olarak bildirdim. Artık tehdit edilmekte olduğunuz azap veya hesap gününün yakın mı, yoksa uzak mı olduğunu bilemem.”
Kur'an Tefsiri
Bu âyetlerde Allah’ın tek ilâh olduğu ve O’na teslim olmanın gereği vurgulanmaktadır. Peygamberin vazifesi sadece tebliğdir. İnsanlara, tevhid ve üzerlerine vacip olan diğer dinî hususları eşit bir şekilde bildirmek, hesap günüyle onları korkutmaktır. Fakat o günün yakın mı, uzak mı ve ne zaman geleceği de net olarak belli değildir. Bunu peygamber de bilmemektedir. Onca inkâr ve isyanlarına rağmen kâfirlere dünyada verilen mühlete gelince, aslında bu bir imtihan sırrıdır. O mühlet içerisinde nice kâfir kimseler imanla şerefyâb olmakta ve kendilerini ebedî hüsrandan kurtarma fırsatı bulmaktadırlar. Dolayısıyla âyet, kâfirlere ömür fırsatını iyi değerlendirmeleri çağrısında bulunmaktadır. Ömür fırsatını hidâyet istikâmetinde değerlendiremeyenler için ise bu mühlet, yeme, içme, giyme ve diğer lezzetleriyle dünyadan geçici bir faydalanmadan başka bir şey değildir.
Bunun için:
Muhtasar Tefsir
Ey Resul! Eğer onlar kendilerine getirdiğin şeyden yüz çevirirlerse de ki: Ben ve sizler uyardığım konularda eşitiz. Yüce Allah`ın size vadettiği azabın ne zaman ineceğini ben bilmiyorum.