Kâle rabbi-hkum bilhakkik verabbunâ-rrahmânu-lmuste’ânu ‘alâ mâ tasifûne
Meal
Peygamber sonunda şöyle dedi: “Rabbim! İnkârcılarla aramızdaki gerçek olan hükmünü ver! Rabbimiz Rahmân’dır; sizin bunca isnat ve iftiralarınıza karşı kendisine sığınılacak olan Allah’tır!”
Kur'an Tefsiri
Müşrikler, Kur’ân-ı Kerîm’i sihir, şiir, kehânet, karışık rüyâlar, uydurulmuş sözler gibi yanlış vasıflarla vasıflandırarak onun geniş halk kitleleri üzerindeki tesirini kırmaya çalışıyorlardı. Yine Cenâb-ı Hak hakkında da münâsebetsiz sözler sarfediyor, O’na ortak koşuyor ve O’nun çocuk edindiğini iddia ediyorlardı. Resûlullah (s.a.s.) hakkında ise sihirbaz, şair, mecnun, kâhin gibi onun şanına yakışmayacak çirkin iftiralarda bulunuyorlardı. Yine müşrikler, müslümanların ileride zillet ve mağlûbiyete uğrayacaklarını, kısa zamanda zayıflayacaklarını, sonra da İslâm’ın büsbütün ortadan kalkacağını umuyorlardı. İşte bu haksız ve çirkin isnatlar ve boş kuruntular karşısında Efendimiz (s.a.s.), hâkimler hâkimi olan Allah’ın merhametine ve yardımına sığınarak imansızlar ile kendisi arasında adâletle hükmetmesini Rabbinden istemiştir.
Enbiyâ’ suresinin son taraflarında yer alan 97. ayet ölüm ve kıyametin geleceğini ve dehşetini haber vermekteydi. Gelen Hac suresi ise kıyametin sarsıntısının şiddetinden bahsederek söze başlayacaktır:
Muhtasar Tefsir
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Rabbine dua ederek şöyle dedi: Rabbim! Bizim ile küfründe ısrar eden kavmimiz arasında hak ile hükmet. Söylemiş oldukları küfür ve yalandan ancak Rahman olan Rabbimizden yardım dileriz.