Vemâ erselnâ min kablike min rasûlin illâ nûhî ileyhi ennehu lâ ilâhe illâ enâ fa’budûni
Meal
Biz, senden önce gönderdiğimiz her bir peygambere: “Gerçek şu ki, benden başka ilâh yoktur. Öyleyse sadece bana kulluk edin!” diye vahyetmişizdir.
Kur'an Tefsiri
Hak katında yegâne makbul din olan İslâm’ın en temel esası tevhid akîdesidir. Resûlullah (s.a.s.) ve onunla birlikte bulunan mü’minlere indirilen Kur’an bu akîdeyi apaçık bir şekilde bildirdiği gibi, daha önce gelip geçen tüm peygamberlere gelen ilâhî kitaplar da aynı akîdeyi ortaya koymuştur. Cenâb-ı Hak, gönderdiği her bir peygambere, kendinden başka ilâh olmadığını, bu sebeple yalnızca kendisine kulluk etmesini emretmiştir. Bu gerçeğe temas eden diğer âyet-i kerîmelerde şöyle buyrulur:
“Sana da senden öncekilere de şu gerçek vahyedildi: «Eğer Allah’a ortak koşarsan bütün amellerin kesinlikle boşa gider ve elbette ziyana uğrayanlardan olursun!»” (Zümer 39/65)
“Senden önce gönderdiğimiz peygamberlere sor bakalım: Acaba Rahman’ın dışında ibâdet edilecek başka ilâhlar göstermiş miyiz? Hayır, böyle bir şey asla olmamıştır!” (Zuhruf 43/45).
Görüldüğü üzere tevhid akîdesinin hem aklî hem de naklî delilleri ortadadır. Bunun aksini iddia edenler varsa, onlar da delillerini getirmeleri gerekir.
Âyet-i kerîmelerin açıkça bildirdiği gibi bütün peygamberler insanlığa hep tevhid inancını öğrettikleri halde, zamanla insanlar bu esastan uzaklaşmışlar ve çok saçma iddialarda bulunmuşlardır:
Muhtasar Tefsir
-Ey Resul!- "Senden önce gönderdiğimiz bütün resullere benden başka hak mabut (ilah) yoktur. O halde yalnızca bana ibadet edin ve bana hiçbir şeyi ortak koşmayın!" diye vahyetmişizdir.