Kur'an Sûresiالقرآن الكريم
Enbiyâ Sûresi Tefsiri

Enbiyâ Sûresi 52. Âyet Tefsiri

Tüm meallerle oku Sûre içinde oku
اِذْ قَالَ لِاَب۪يهِ وَقَوْمِه۪ مَا هٰذِهِ التَّمَاث۪يلُ الَّت۪ٓي اَنْتُمْ لَهَا عَاكِفُونَ ٥٢

İż kâle li-ebîhi vekavmihi mâ hâżihi-ttemâśîlu-lletî entum lehâ ‘âkifûne

Meal

O vakit babasına ve kavmine: “Nedir şu karşısına geçip taptığınız heykeller?” diye sormuştu.

Kur'an Tefsiri

 52. âyette geçen اَلتِّمْثَالُ (timsâl), Allah Teâlâ’nın yarattığı şeylere benzetilerek yapılan heykellerdir. Hz. İbrâhim’in peygamber gönderildiği toplum, insan, hayvan, yıldız ve benzeri şekillerde yapılmış çeşitli putlara tapıyorlardı. İbrâhim (a.s.), öncelikle “Nedir şu karşısına geçip taptığınız heykeller?” (Enbiyâ 21/52) diye sorarak söze başlar. Böylece onların zihinlerini sarsarak yaptıkları işin mâhiyeti hakkında düşünmelerini sağlamak ister. Ayrıca bu soru karşısında ileri sürecekleri şüpheleri öğrenip onları iptal etmek için tatbik edeceği yolu belirlemeyi düşünür. Kavmi, ileri sürebilecekleri sağlam bir delile sahip olmadıkları için, ancak taklit yoluna başvurarak, atalarını o putlara tapar halde bulduklarını, dolayısıyla kendilerinin de onların yollarını takip etmelerinden daha tabii bir durum olmadığını söylerler. İbrâhim (a.s.), hiç çekinmeden hem onların hem de putperest atalarının apaçık bir sapıklık içinde olduklarını haber verince, alışık olmadıkları bu tavır karşısında şaşırır kalırlar. Böyle bir şeyi daha önce hiç akıllarına getirmedikleri için, Hz. İbrâhim’e bunun gerçek mi yoksa bir şaka mı olduğunu sorar, kendileriyle dalga geçip geçmediğini öğrenmek isterler. İbrâhim (a.s.) ise işin ciddiyetini belirtmek üzere, onlara hak dinin tevhid akîdesini anlatmaya, bunun temel esasının, gökleri ve yeri yaratan ve her şeyin Rabbi olan Allah’ın tek olduğunu ve kendileri de dâhil bütün insanların Rabbinin O olduğunu ilan etmeye başlar. Tevhid akîdesinin kabulü ve yerleşmesi için putların ve putperestliğin ortadan kalkması gerektiğinden dolayı da putlarla alakalı olarak tatbik edeceği planı netleştirir. Bu yöndeki niyet ve himmetini kesinleştirerek kararını alır. Bu kararını ya sadece içinden geçirir veya kavmi oradan ayrılıp gidince geride kalan bir kısım zayıf ve hasta kimselerle de paylaşır. Sonra verdiği bu kararı uygulamaya koyar: 

Muhtasar Tefsir

(İbrahim) babası Âzer ve kavmine: "Kendi ellerinizle yaparak ibadet edip durduğunuz bu putlar da nedir?" dedi.

Meal & Görünüm

Arapça yazı

Gösterilecek mealler

Türkçe
Okunuş
Azərbaycanca
Қазақша
Oʻzbekcha
Тоҷикӣ
English

Ek bölümler

Okuma