Felemmâ kadâ mûsâ-l-ecele ve sâra bi-ehlihi ânese min cânibi-ttûri nâran kâle li-ehlihi-mkuśû innî ânestu nâran le’allî âtîkum minhâ biḣaberin ev ceżvetin mine-nnâri le’allekum testalûne
Meal
Mûsâ belirlenen süreyi tamamlayıp ailesiyle birlikte geceleyin Mısır’a doğru yola çıkınca Tûr dağı tarafında uzaktan bir ateş gördü. Ailesine: “Siz burada biraz bekleyin. Bir ateş gördüm; belki oradan size yol hakkında bir haber veya ateş yakıp ısınmanız için bir kor parçası getiririm” dedi.
Kur'an Tefsiri
Resûlullah (s.a.s.)’in beyânına göre Mûsâ, Hz. Şuayb’e on sene hizmet etti. (Buhârî, Şehâdât 28) Bu müddetin dolması üzerine kayınpederinden izin isteyerek eşi Safûra ile beraber Mısır’a dönmeğe karar verdi. Koyunlarını da yanlarına alarak kış mevsiminde yola çıktılar. Mûsâ’nın gâyesi, kardeşi Hârûn’u da yanına alıp İsrâiloğulları’nı zulüm altında bulundukları Mısır’dan çıkarmak idi. Yolda şiddetli bir yağmur bastırdı. Bir kış akşamıydı. Her yer zifiri karanlıktı. Geceyi geçirmek üzere bereketli Tûr dağına sığındılar. Bir mağaraya girdiler. Rivayete göre Mûsâ’nın âilesi hâmileydi; bir çocukları dünyaya gelmek üzereydi. Bu soğuk, karanlık ve yağmurlu gecede, ateş ve ışığa ihtiyaçları vardı. Mûsâ çakmak çakıyor, yanmıyordu. Böyle sıkıntılar içinde iken uzakta parlak bir ışık gördü. Âilesine, oradan bir ateş alıp döneceğini ve bulundukları yerden ayrılmamasını tembih etti. Aslında onun gördüğü ateş, kendisini peygamberliğe hazırlamak için bir işaretti:
Muhtasar Tefsir
Musa, belirlenen iki vakitten on sene çalışmayı tamamlayınca ailesiyle beraber Medyen’den Mısır’a doğru yola çıktı. Tûr dağının yanında bir ateş gördü. Ailesine dedi ki: "Bekleyin! Ben bir ateş gördüm. Umarım size onun haberini veya ateşinizi tutuşturacağınız bir parça kor getiririm. Umulur da soğuğa karşı ısınırsınız."