İnne fir’avne ‘alâ fî-l-ardi vece’ale ehlehâ şiye’an yestad’ifu tâ-ifeten minhum yużebbihu ebnâehum veyestahyî nisâehumc innehu kâne mine-lmufsidîne
Meal
Şüphesiz Firavun o ülkede iyice azgınlaşmış ve halkını sınıflara, kastlara ayırmıştı. İçlerinden bir grubu özellikle zayıf düşürmek istiyor; bunun için de oğullarını boğazlıyor, kadınlarını ve kızlarını ise yüz kızartıcı işlerde kullanmak üzere sağ bırakıyordu. Gerçekten o tam bir bozguncu idi.
Kur'an Tefsiri
Kur’ân-ı Kerîm’in anlattığı kıssalar gerçeğe aynen uygundur. Olmuş ve yaşanmış hayat hikâyeleridir. Cenâb-ı Hak ders ve ibret olmak üzere onlardan yeri geldikçe belli kesitleri tesirli bir üslup, bağlam ve muhteva içinde beyân eder. Burada ise Mûsâ-Firavun kıssası söz konusu edilmektedir.
Firavun, o dönemin Mısır hükümdarıdır. Son derece azgın, zorba ve bozguncu biridir. Kendisini öylesine kibir ve gurur kaplamıştı ki, neticede tanrılık iddiasında bulunmuş, “Ben sizin en büyük rabbinizim” demişti. (bk. Nâziât 79/24) Mülk ve saltanatıyla şımararak eli altında bulunanlara üstünlük kurmaya çalıştı. Onları etnik ve siyasi durumlarına göre fırkalara, sınıflara ve kastlara ayırmıştı. Bunlar arasında, ileride başına bela olmalarından korktuğu İsrâiloğulları’nı zayıf düşürmek, ezmek ve başlarını yukarı kaldıramayacak zelil bir hâle getirmek istiyordu. Bu sebeple onları her türlü ağır işlerde çalıştırması yetmiyormuş gibi, bu kez oğullarını öldürmeye ve kızlarını sağ bırakmaya başlamıştı. Bunun nedeni ise, kâhinlerden birinin: “İsrâiloğulları arasında doğacak bir erkek çocuğun, Firavun’un mülk ve saltanatına son vereceğini” söylemiş olmasıydı.
Nefis ve şeytanın girdabındaki Firavun, kendine göre bir zulüm yolu tutmuş gidiyordu. Fakat bakalım ilâhî küllî irade hangi istikâmette tecelli edecekti:
Muhtasar Tefsir
Şüphesiz Firavun, Mısır topraklarında zorbalık ederek oraya musallat olmuştur. Halkını kendi aralarında ayrı ayrı gruplar haline bölmüş ve onlardan bazı grupları güçsüz bırakmıştır. Zayıf bırakılan topluluk İsrailoğulları`dır. Onların erkek çocuklarını öldürüyor, küçük düşürülmelerinde ileri giderek kız çocuklarını hizmet etmeleri için hayatta bırakıyordu. Muhakkak o, yeryüzünde zulüm, azgınlık ve kibirlenerek bozgunculuk yapanlardan biriydi.