Kur'an Sûresiالقرآن الكريم
Kasas Sûresi Tefsiri

Kasas Sûresi 56. Âyet Tefsiri

Tüm meallerle oku Sûre içinde oku
اِنَّكَ لَا تَهْد۪ي مَنْ اَحْبَبْتَ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ يَهْد۪ي مَنْ يَشَٓاءُۚ وَهُوَ اَعْلَمُ بِالْمُهْتَد۪ينَ ٥٦

İnneke lâ tehdî men ahbebte velâkinnaAllâhe yehdî men yeşâuc vehuve a’lemu bilmuhtedîne

Meal

Rasûlüm! Sen sevdiğini doğru yola erdiremezsin, lâkin Allah dilediğini doğru yola eriştirir. Çünkü, doğru yola girecek olanları en iyi O bilir.

Kur'an Tefsiri

Burada “hidâyet”ten maksat yalnız sözle iyiliğe sevk değil, bilfiil o yola eriştirmektir. Bu sebeple bu âyet-i kerîme, “Sen de hiç şüphesiz insanlığı dosdoğru bir yola çağırmaktasın” (Şûrâ 42/52) âyetine zıt değildir. Burada, öncesi ve sonrasına baktığımız zaman bu âyet-i kerîmenin Resûlullah (s.a.s.)’i teselli için geldiği anlaşılır. Çünkü Efendimiz (s.a.s.) ilk olarak yakın akrabalarını ve hemşehrilerini İslâm’a davet etmiş, onların müslüman olmalarını şiddetle istemişti. Fakat akrabaları ve kavmi iman etmeyip küfür üzere ısrar ettikleri halde, uzaklardan gelip Kur’an’ı dinler dinlemez “Biz buna iman ettik, biz önceden de müslümanlardan idik” diyerek hemen imana gelmeleri, bir taraftan Efendimiz’i sevindirirken, kavminin peygamberlik bereketinden mahrum kalmaları onu hüzne boğmuştu. Halbuki bilfiil doğru yola eriştirme mânasında hidâyet sadece Allah Teâlâ’nın istek ve iradesine bağlıdır. O sadece hidâyeti kabule isteği ve istidâdı olanları onunla lutuflandırır. Hidâyetini istediğimiz yakınlarımızın veya sevdiklerimizin böyle bir istek, temâyül ve istidâdı yoksa doğru yola ermeleri mümkün değildir. Efendimiz (s.a.s.)’in amcası ve en büyük destekçisi Ebu Talib’in hali bu hususta çok dikkat çekici bir misaldir. Resûl-i Ekrem (s.a.s.) vefatı esnâsında ona: “Lâ ilâhe ilallah, de ki, kıyâmet günü senin lehinde şehâdette bulunayım” demişti. Ebu Talip ise: “Kureyş kadınları beni kınarlar, korkudan bunu söyledi, derler. Eğer böyle demeyecek olsalardı, müslüman olup seni sevindirirdim” demişti. (Buhârî, Cenâiz 80; Müslim, İman 41-42)

Mekke müşriklerinin inanmamak için ileri sürdükleri bahâne ise bir başkaydı:

Muhtasar Tefsir

-Ey Peygamber!- Muhakkak sen, Ebû Tâlib ve onun dışındaki sevdiklerini iman etmeye muvaffak kılarak hidayet edemezsin. Fakat tek olarak Yüce Allah, dilediği kimseleri hidayete muvaffak kılar. O, geçmiş ilmiyle kimin dosdoğru yola hidayet olacağını en iyi bilendir.

Meal & Görünüm

Arapça yazı

Gösterilecek mealler

Türkçe
Okunuş
Azərbaycanca
Қазақша
Oʻzbekcha
Тоҷикӣ
English

Ek bölümler

Okuma