Kur'an Sûresiالقرآن الكريم
Kasas Sûresi Tefsiri

Kasas Sûresi 6. Âyet Tefsiri

Tüm meallerle oku Sûre içinde oku
وَنُمَكِّنَ لَهُمْ فِي الْاَرْضِ وَنُرِيَ فِرْعَوْنَ وَهَامَانَ وَجُنُودَهُمَا مِنْهُمْ مَا كَانُوا يَحْذَرُونَ ٦

Venumekkine lehum fî-l-ardi venuriye fir’avne vehâmâne vecunûdehumâ minhum mâ kânû yahżerûne

Meal

Böylece onlara yeryüzünde kuvvet ve hâkimiyet vermeyi; Firavun, Hâmân ve ordularına da, İsrâiloğulları eliyle geleceğinden korktukları şeyleri başlarına geçirip göstermeyi diliyorduk.

Kur'an Tefsiri

Cenâb-ı Hakk’ın muradı, Firavun’un arzusunun tam tersi istikâmette tecelli edecekti. Firavun, her ne kadar İsrâiloğulları’nı ezme ve bitirme siyaseti gütse de, netice Firavun’un aleyhine ve İsrâiloğullarının lehine vuku bulacaktı. Çünkü Yüce Allah şunları murad ediyordu:

  Zayıf ve güçsüz düşürülen İsrâiloğulları’na lutuf ve ihsanda bulunmak.

  Onları dünyanın önderleri, liderleri, hükümdarları yapmak.

  Onları hem Firavun’un devlet ve saltanatına, hem de mukaddes topraklara vâris kılmak.

  topraklarda İsrâiloğulları’na güç ve iktidar vererek onları hâkim kılmak.

  Firavun’u, veziri Hâman’ı ve ordularını, İsrâiloğullarından korkup çekindikleri belâya uğratmak; korktuklarını başlarına geçirmek. (bk. A‘râf  7/127)

Sonunda gerçekten korktukları oldu. Firavun ve ordusu boğularak helak edildi. Hem onun devletine hem de mukaddes topraklara, aralarından çıkan Hz. Dâvûd ve Hz. Süleyman gibi hükümdar peygamberler vesilesiyle İsrâiloğulları hâkim oldu. Nitekim âyet-i kerîmede şöyle buyrulur:

“Asırlardır hor görülüp ezilmekte olan İsrâiloğulları halkını da, feyiz ve bereketlerle donattığımız o toprakların doğusuna ve batısına vâris kıldık. Böylece Rabbinin İsrâiloğulları için verdiği o güzel söz, sabretmelerinin bir neticesi olarak tamamen gerçekleşmiş oldu. Firavun ve kavminin, o sanat ve sanayi ürünü eserlerini; yükseltmekte oldukları köşkleri, sarayları; yetiştirdikleri bağ ve bahçeleri yıkıp yerle bir ettik.” (A‘râf  7/137)

Şâir ne güzel söyler:

“Kemâl-î câha mağrûr olmasun, erbâb-ı ikbâlin

Dem-î idbâr olur kim aybınî ızhâr eder dünya.” (Hersekli Ârif Hikmet)

“Mevki ve makâm sahibi olanlar buna aldanmasınlar. Zira bu dünya dönektir. Bugün yüksek mevkilerde bulunanların kusurlarını, yarın gözden düştükleri zaman ortaya döker, onları rezîl rüsvâ eder.”

Bu girizgâhtan sonra şimdi son derece ilginç sahneler halinde kıssanın tafsilâtı gelmektedir:

Muhtasar Tefsir

Onları orada güç ve hüküm sahibi yaparak, yeryüzünde kudretli kılmak, Firavun`a ve krallığında ona en büyük dayanak olan Haman’a, ve her ikisine yardımcı olan askerlerine, krallıklarının İsrailoğulları`ndan doğmuş bir erkek çocuğunun eliyle ortadan kaldırılmasıyla korktukları o şeyi göstermek istiyoruz.

Meal & Görünüm

Arapça yazı

Gösterilecek mealler

Türkçe
Okunuş
Azərbaycanca
Қазақша
Oʻzbekcha
Тоҷикӣ
English

Ek bölümler

Okuma