Ve-in tukeżżibû fekad keżżebe umemun min kablikums vemâ ‘alâ-rrasûli illâ-lbelâġu-lmubînu
Meal
Ey inkârcılar! Eğer siz peygamberimizi yalanlarsanız, şu bir gerçek ki sizden önceki topluluklar da peygamberlerini yalanlamışlardı. Ama Peygamber’in vazîfesi, Allah’ın buyruklarını apaçık ve anlaşılır bir şekilde tebliğ etmektir.
Kur'an Tefsiri
Hz. İbrâhim, halkını yalnızca tek olan Allah’a kulluğa ve O’ndan korkmaya davet ettikten sonra, kısa fakat tesirli bir iki cümle ile putperestliğin asılsız bir şey olduğunu ispat eder. Bir şahsı veya varlığı mabud edinmek için mutlaka bir sebep gereklidir. Bu sebepler şunlar olabilir:
› Zâtı gereği ve şahsî mükemmelliğinden dolayı ibâdete lâyık olması,
› İnsanın yaratıcısı olması, bu sebeple de insanın var olma haysiyetiyle ona borçlu olması,
› İnsanın rızkını, yaşaması için mutlaka lâzım olan şeyleri vermesi ve hayatının devamını sağlıyor olması,
› İnsanın geleceğinin onun merhamet ve yardımına bağlı olması ve onu kızdırmakla insanın kendi geleceğini mahvetmesinden korkmasıdır.
Hz. İbrâhim, bu dört sebepten hiçbirinin putperestliği desteklemediğini, bilakis hepsinin bir tek Allah’a ibâdeti gerektirdiğini belirtir. Onların sadece birer put olduklarını söyleyerek birinci sebebin olmadığını gösterir. Çünkü bir put kendisinin mabud kılınmasına sebep teşkil edecek hiçbir mükemmelliğe sahip değildir. “Onları siz uydurup duruyorsunuz” (Ankebût 29/17) diyerek ikinci; “Allah’tan başka taptıklarınız, size en küçük bir rızık vermeye güç yetiremez” (Ankebût 29/17) diyerek de üçüncü sebebin olmadığını belirtir. Son olarak “Sonunda O’na döndürüleceksiniz” (Ankebût 29/17) sözüyle de dönüşün putlara değil Allah’a olduğunu; buna göre onların kaderlerini iyi veya kötüye çevirmek putların değil, sadece Allah’ın kudret elinde olduğunu ifade eder. Böylece ibâdetin putlara değil, sadece Allah’a yapılmasının lüzûmunu ortaya koymuş olur.
Zâten Allah Teâlâ’nın yaratma ve dilediğini yapabilme kudreti düşünülecek olursa, O’nun yegâne tek ilâh olduğu inancı iyice netleşecek ve kalplerde kökleşecektir:
Muhtasar Tefsir
-Ey Müşrikler!- Sizler Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-`in getirdiklerini yalanlamaktasınız. Şüphesiz Nuh, Âd ve Semûd kavmi gibi, sizlerden önceki kavimler de kendilerine gönderilen peygamberleri yalanlamışlardı. Oysa elçilerin tek vazifesi yalnızca tebliğ etmektir. Apaçık tebliğ etmekten başka bir vazifesi yoktur. Elbette o size, Rabbinin tebliğ edilmesini emrettiklerini tebliğ etmiştir.