Vemâ hâżihi-lhayâtu-ddunyâ illâ lehvun vela’ibunc ve-inne-ddâra-l-âḣirate lehiye-lhayevânuc lev kânû ya’lemûne
Meal
İyi bilin ki, şu dünya hayatı boş bir oyalanma ve oyundan başka bir şey değildir. Âhiret yurduna gelince, işte gerçek hayat odur. Keşke bunu bilmiş olsalardı!
Kur'an Tefsiri
Âhirete inanmayıp, her şeyi dünyadan ibaret sayanlar ve burada ne yaparsak kârdır diye düşünenler büyük bir yanılgı içindedirler. Çünkü ebedî olan âhiret hayatı karşısında dünya hayatı gerçekten kısadır, âdeta çocukların oynadığı bir oyun ve eğlenceden ibarettir. Gerçek ve sonsuz hayat ise şüphesiz âhiret hayatıdır. Ancak Allah’a ve âhirete inanıp, dünya imkânlarını O’na kulluk yolunda kullanabilenler için dünya hayatının çok büyük ehemmiyeti vardır. Zira kul, bu dünyadaki imanı ve yaptığı güzel amelleri sayesinde ebedî cennet nimetlerini kazanabilecektir. Nitekim Resûlullah (s.a.s.): “Dünya âhiretin tarlası, ekim dikim yeridir” buyurur. (Aclûnî, Keşfu’l-Hafa, I, 412)
Hz. Mevlânâ: “Evlâdım! Dünya ne altın ne gümüş, ne de mal mülktür. Dünya, seni Allah’tan alıkoyan her şeydir” sözüyle, dünya denildiği zaman esas adlanılmaması lazım gelen hususa dikkat çeker. Dünya bir uyku âlemidir. Ölümle insan o âlemden ayrılınca uyanır, aklı başına gelir. Dolayısıyla dünyada mal mülk, makam ve mevki sahibi olmak, rüyada bunlara sahip olmak gibidir. Nasıl ki insan uyandığında rüyada gördüğünden hiçbir şey elinde kalmasa, dünyada böyledir, öldüğü zaman dünyadaki imkânlarından hiçbir şey elinde kalmayacaktır. Fakat iman, sâlih amel ve güzel ahlâk gibi âhirette fayda verecek bir sermayeye yatırım yaptı ise bunun faydasını görecektir. Resûlullah (s.a.s.), bazan darlık bazan genişlik zamanlarında tekrar tekrar: “Esas hayat âhiret hayatıdır” (bk. Buhârî, Rikāk 1) buyurarak işte bu hususa dikkat çekmektedir. Ama bir kısım insanlar bu gerçeğin farkına varmadıkları için imanın kalbe verdiği itminan ve huzurdan mahrumiyetle inanç buhranlarının içine sürüklenirler:
Muhtasar Tefsir
Bu dünya hayatı -içinde barındırdığı arzular ve eşyalar- ile ancak kalpleri ona bağlananlar için oyun ve oynaştan başka bir şey değildir. Oradaki hayat bir an önce biter. Şüphesiz ki ahiret hayatı kalıcı olmasından dolayı gerçek hayattır. Eğer bunu bilselerdi kalıcı olanın önüne fani olanı geçirmezlerdi.