Kur'an Sûresiالقرآن الكريم
Ankebût Sûresi Tefsiri

Ankebût Sûresi 66. Âyet Tefsiri

Tüm meallerle oku Sûre içinde oku
لِيَكْفُرُوا بِمَٓا اٰتَيْنَاهُمْۙ وَلِيَتَمَتَّعُوا۠ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ ٦٦

Liyekfurû bimâ âteynâhum veliyetemette’ûs fesevfe ya’lemûne

Meal

Kendilerine verdiğimiz bunca nimetlere nankörlük etsinler; yiyip içip sefâ sürsünler bakalım. Nasıl olsa yaptıklarının âkıbetini yakında bilecekler!

Kur'an Tefsiri

Tevhid inancı kalplerinde tam olarak yer etmemiş bu insanlar, vuku bulan çeşitli hâdiselerin seyri içinde kalbî çalkantılar, rûhî ihtilaçlar ve Allah ile irtibatlarında büyük gelgitler yaşarlar. Fakat kalpleri imanla, Kur’an’la, zikir ve tefekkürle iyice mutmain olmuş, tevhidin hakikatine erişmiş gerçek mü’minler bu tehlikeden büyük nispette kurtulurlar. Meselâ Resûlullah (s.a.s.)’in hâli bunun en güzel bir numûnesidir. Müspet ya da menfi onun karşılaştığı olayların büyüklüğünü tarif etmek mümkün değildir. Buna rağmen Efendimiz (s.a.s.), bunlar karşısında asla sarsıntıya uğramamış ve muvâzenesini bozmamıştır. Hep gönlünü Rabbine bağlayarak, O’na sığınarak, O’ndan yardım isteyerek, O’na şükredip ve O’nun rızâsı için sabrederek örnek bir iman, tevekkül ve itminân hayatı sergilemiştir.

Burada müşriklerin imansızlıktaki kararsız halleri söz konusu edilmektedir. Onlar, gemiye binip denizin ortasında giderken boğulma tehlikesiyle yüz yüze geldiklerinde bütün gönülleriyle, tüm samimiyetleriyle Allah’a yalvarıyor, kendilerinden talep edilen tevhid inancına erişiyor, fakat Allah onları selâmetle karaya çıkardığı zaman o makbul tevhid hissini kaybedip tekrar şirke dönüyorlar. Onlardan istenen ise hayatın her anında o tevhid anlayışını korumak ve devam ettirmektir. Zira âhirette kurtuluşa vesile olacak bu anlayıştır. Yoksa başları dara düştüğünde “Allah”, kurtulunca da “Yallah” diyerek belki dünyada kısa bir müddet yer içer, eğlenir, zevkü safâ sürebilirler, fakat âhirette kaybedenlerden olurlar. (bk. Yûnus 10/22-23)

Oysa:

Muhtasar Tefsir

Müşrikler kendilerine vermiş olduğumuz nimetlere nankörlük edip, kendilerine verilen dünya hayatının süsünden faydalanıp dursunlar (bakalım). Öldükleri zaman kötü sonlarını öğrenecekler.

Meal & Görünüm

Arapça yazı

Gösterilecek mealler

Türkçe
Okunuş
Azərbaycanca
Қазақша
Oʻzbekcha
Тоҷикӣ
English

Ek bölümler

Okuma