İnne-lleżîne tevellev minkum yevme-ltekâ-lcem’âni innemâ-stezellehumu-şşeytânu biba’di mâ kesebûs velekad ‘afaAllâhu ‘anhumc innaAllâhe ġafûrun halîmun
Meal
İki ordunun karşı karşıya geldiği o gün, içinizden arkasını dönüp savaştan kaçanlar var ya, yaptıkları bazı hatâlar yüzünden şeytan onları doğru yoldan kaydırmak istemişti. Yine de Allah onları affetti. Çünkü Allah, çok bağışlayandır, ceza vermede acele etmeyendir.
Kur'an Tefsiri
Uhud’da hatâ, savaşa çıkmaya karar veren Resûlullah (s.a.s.)’in değil, emir dinlemeyen ve düşmanla karşı karşıya gelince zaaf gösterip dağılan askerlerindir. Şeytan onları, bazı yanlış düşünce ve davranışları yüzünden aldatıp yoldan çıkarmak istemiş ve bu hususta kısmen başarılı da olmuştur. Lâkin, yaptıklarına pişman oldukları için Allah onları affetmiştir. Çünkü Allah Teâlâ, çokça affeden ve kullarını cezalandırmakta acele etmeyen yüce bir Mevlâ’dır.
Merhameti bol olan Rabbimiz, mü’minlerin kusurlarından bahsettikten sonra, fazla üzülmemeleri için hemen onları affettiğini beyân etmiştir. Bu hususu 152. âyette bildirdiği gibi burada da tekrarladı. 159. âyette de Peygamber Efendimiz’e mü’minleri affetmesini ve onlar için Allah’a istiğfarda bulunmasını emredecektir. Bu da O’nun ne kadar mağfiret ve hilim sahibi olduğunu gösterir.
“Yaptıkları bazı hatâlar yüzünden” (Âl-i İmrân 3/155) ifadesinden anlaşıldığına göre “Tâat ve ibâdet insanı başka bir tâate sevkettiği gibi günah da diğer günahlara sevkeder.”
Bu âyet aynı zamanda günahların Allah’a nispet edilmeyeceğini öğretir. Nitekim Kur’ân’ın pek çok yerinde günah, şeytana nispet edilmiştir. (Yûsuf 12/100; Kehf 18/63; Kasas 28/15)
Bu konuda mü’minlere uyarılar şöyle devam ediyor:
Muhtasar Tefsir
-Ey Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-`in ashabı!- Uhud`da Müslüman topluluğu ile müşrik topluluğu karşılaştığında sizden hezimete uğrayanların, işledikleri bazı hataları yüzünden şeytan onların ayağını kaydırmıştı. Ant olsun ki Allah onları bağışlamış, lütfu ve merhameti ile onları cazalandırmamıştır. Şüphesiz ki Allah tövbe edenleri bağışlayandır. Halîm`dir, hemen cezalandırmaz.